Şeyma Subaşı: “Bilmediğiniz şeyler var!”

Önceki gün YouTube kanalında kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Şeyma Subaşı, özel hayatına dair açıklamalarda bulundu...

Takip Et:

Her attığı adım olay olan, özel hayatıyla magazin gündeminden düşmeyen Şeyma Subaşı, YouTube kanalında çok konuşulacak bir röportaja imza attı. Subaşı, “YouTube kanalı açınca insanlar ‘Parası bitti’ diye düşündü. Bu konuyla ilgili sen ne söylemek istersin?” sorusu ile başlayan röportajda şunları söyledi:

YouTube benim senelerdir içinde bulunduğum, çok ilgilendiğim bir alan değildi. Sadece müzik dinlemek için kullanılan bir mecraydı diyebilirim. Birkaç senedir YouTube için bana proje getiren çok olmuştu ama hiç profesyonel bir şekilde bu işi düşünmemiştim.

Daha sonra ‘Neden şimdi bu işe girmeyeyim?’ diye düşündüm. Sürekli telefonu elinde olan, resim ve videolar paylaşan bir insanım. O yüzden ‘Neden biri beni ve hayatımı çekmesin?’ diye düşündüm. Benim hoşuma gitti. Bundan sonra da devam edeceğim. Bunun para bitmesiyle alakası yok.

“Ben namaz kılıyorum’ demiştin. Seni insanlar hep partilerde görüyor. Dinini ya da namaz kılmayı bıraktın mı?”

Çok uç noktalar gibi gözüküyor aslında. Çok ağladım zamanında. Benim annem, babam beş vakit namazında insanlar. Annem ağzına içki sürmemiş bir insan. Biz aslında gerçekten çok dindar bir aileyiz. Hiç öyle göstermediğimi biliyorum.

Ben çok Allah’a inancı olan bir insanım ve biz böyle büyüdük. Melisa’ya da öyle yapıyorum. Kimse öyle düşünmez ama keşke Melisa ile bu muhabbetlerimizi duysanız. O kadar iyi anlıyor ki… Çok tatlı bir şekilde ona anlatıyorum, inşallah doğru söylüyorumdur.

Geçtiğimiz yıl Acun Ilıcalı ile evliyken İstanbul’un gözde mekanı Bebek’te sağlıklı yiyecekler, içecekler üzerine Healtyish Cafe adıyla bir mekan açan Şeyma Subaşı, kepenk indirdi. Bir yıllık kirası o zamanki eşi Acun Ilıcalı tarafından ödenen mekanı ilk açtığında 8 TL’ye su sattığı için eleştirilen Subaşı, iş yerinin beklediği gibi gitmediğini söyleyerek “Önümüzdeki günlerde kafeyi kapatacağız gibi görünüyor” dedi.

O dönem çok ağladım, çok üzüldüm. Gerçekten çok Allah’a sığındım ve dua ettim. Kuran’ın yarısını okudum. Bu tamamen kalple alakalı bir şey. Senin niyetin neyse o tamamen sana geliyor. O yüzden içki içmiyordum ve namaza başlamıştım.

Karnım büyümüştü ve hala ayaklarımı kaldırarak abdest alıyordum. Hamileliğimin son iki haftasında oturarak namaz kılmaya başlamıştım. Namaz kılarak doğuma gitmiştim. Çok da kolay bir doğum yaşadım, çok şükür.

Sonra hayat şartları, içinde bulunduğumuz durum, sosyal medya araya girdi ve namaz kılamıyor oldum. Bu sonra böyle devam etti. Bu benim kalbimin değiştiği anlamına gelmiyor. Benim düşüncem, kalbim, dualarım, inancım değişmedi. Ben her gece duasını eden, şükreden bir insanım.

Parasızlık beni mutsuz edecek bir şey değil. Ben ‘Çok ağır şeyler yaşadım’ desem de ben ilişkisel olarak, evlilik olarak ağır şeyler yaşadım. Allah bana sağlık anlamında hiç kötü şeyler yaşatmadı, çok şükür.

“Tek gelirin sadece nafaka mı?”

En çok konuşulan konu bu. Herkesin konuştuğu, takıldığı bir olay. Neden bu kadar takılıyorlar? Sonuçta ben ortak çocuğumuzun olduğu ve 10 sene birlikte olduğum bir adamdan nafaka alıyorum. 18 yaşımdan 28 yaşıma kadar hayatını ona adamış, ona aşık olmuş bir kadınım ve 6 yaşında bir çocuğumuz var. Boşanan herkes gibi nafaka alıyorum.

“Peki nafaka yetmiyor mu?”

Yetmeme gibi bir ihtimal yok. Çok şükür yetiyor. Benim ayrıca kazandığım para var. Tek gelirim nafaka değil. Bizim Acun’la iletişimimiz sadece o değil. Bunun arkasında bilinmeyen bazı şeyler var. Herkes rakamsal olarak nafakaya takılıyor ama bilmediğiniz şeyler var. Siz benim günahımı almaya devam edin.

1 yıl önce Bebek’te açtığı kafesinin kapatma hazırlığında olan Şeyma Subaşı, mekanı hakkında ise şöyle konuştu:

“Bütün dürüstlüğümle cevaplıyorum. Biz 1,5-2 sene önce hangi ülkeye gittiysem hem sağlıklı yaşama kafasında yaşayan biriydim. 6-7 yıldır gittiğim marketler ve kafelerde gördüğüm şeylere ilgili bir insan haline döndüm. Bundan 2 sene önce Acun’a bunu bir proje olarak sundum. Burada isminden menülerindeki bütün renklerine her şeyine kadar ben karar vermiş ve ekiple beraber benim emeğim olan bir restoran kafe açtık. Başta gerçekten çok güzel gitti. Bu tabi ki de benim ünlü olmam, Acun’un ünlü olmasından o yüzden güzel gitti. Bundan 3-4 ay sonra da bu böyle devam etti.

Benim yaz olayım başladı ben Nisan ayından itibaren uzun süre Miami’ye gittim. Ondan önce Ocak’ta uzun süre Tulum’da kaldım. Sonra şubat, mart derken habire yurt dışı oldu. Kafe restoran işi de eğer sen başında olmazsa asla işleyemez. Hangi ürün ne kadar satmış, hangisi ne kadar ciro yapmış diye düşünmezseniz bu iş bu şekilde gitmez. Bizdeki şansızlık diyelim ama aslında çok da değil. Benim sürekli yurt dışına çıkmam kafenin enerjisini düşürmüş oldu. Ben kafede olduğum zaman çalışanlara enerji veriyordum, benim enerjimle onlar yükseliyorlardı. Ben oradan çıktığımda orası personelinden yemeğine kadar kalitesel değil de enerjisel olarak düştü. Bir de gerçekten ama gerçekten kiramız çok yüksek. Biz bir de alkol satmıyoruz. Yaklaşık 80 bin TL kirası olan bir yer. Bu para çıkıyor ama benim cebime bir şey girmiyor. Bir şeyin içine girmek kadar doğru yerde çıkmak da bence doğru bir adımdır.”

“Başka projeler yapmayı düşünürken bir yandan sosyalleşme bir yandan yurt dışı derken ben Healthyish eşittir Şeyma Subaşı olarak orada kalamam. Ben bunu gördüm. Eğer ben sadece orada öyle duracaksam ‘Şeyma Subaşı bir kafe sahibi’ olarak duracaksam evet devam ederim; kazanırım, yaparım da. Ama ben bu değilim. Biz de mantıklı bir şekilde düşündük ve şu anda bakıyoruz ama herhalde kapatacağız gibi görünüyor.”