Mehmet Günsür Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Takip Et:
Mehmet Günsür Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi
Mehmet Günsür Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Mehmet Günsür, 8 Mayıs 1975 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. Türk dizi, sinema ve tiyatro oyuncusu.

Ismi: Mehmet Günsür
Doğum Tarihi: 8 Mayıs 1975
Doğum Yeri: İstanbul
Boyu: 1.78 m.
Kilosu: 65 kilo
Burcu: Boğa
Göz Rengi: Koyu Kahverengi
Saç Rengi: Siyah
Annesi: Sibel Günsür
Babası: Teoman Günsür
Eşi: Katerina Mongio
Çocuğu: Ali Günsür, Maya Günsür, Cloe Günsür
Kardeşleri: Zeynep Günsür Yüceil
Instagram: https://www.instagram.com/mehmet.gunsur/

Ailesi: Tatar orijinli bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi.
2006 senesinde İtalyan evraksal filmi rejisörü Katerina Mongio ile evlendi. Çiftin, Maya, Ali ve Chloe isminde üç çocuğu var.  Ailesiyle birlikte Roma’da yaşıyor. “Roma’yı çok hoşlanıyorum zira hoş bir kent ve evet 18 yıldır orada yaşıyorum. Roma’da çok daha rahat görünmez olabiliyorum. Bu benim için çok ehemmiyetli. Herkes gibi olmayı hoşlanıyorum. Bu, burada daha güç.  Sabahları çocuklarını mektebe götüren, veli buluşmalarına giden bir babayım. Tamamen normal bir baba.
Oğlan da aramızdaki en duyarlı olan insan, o da ayrı bir ebatta. Yavaş yavaş ergenliği başladı. Hoşlar, çok hoşlar.”

Çocukluk seneleri: Ailesi istikametinden her zaman kendisini talihli bir çocuk ve erişkin olarak bakıyor. “Ailem benim hep hislerimle hareket ettiğimi öğrenir. Gerçekten neyi isteyip neyi istemediğimi kavrarlar. Anlamasalar da bana güvenirler. Çocukluk senelerimden itibaren yaşamım süresince spor yaptım. Profesyonel anlamda tenis oynadım.
Mektep ekibindeydim. Teniste neredeyse ulusal olacaktım ama sporcu olmak istemedim yaşamda. Zira o bir iş. Hele de ulusal ekibe girdiğiniz anda o yalnızca bir iş. O bir yaşam şekli oluyor. Bir şey yapacaksan da iyi yapmak zorundasın. Ben bunu yapmak istemedim. Herhalde 15-16 yaşına kadar profesyonel olarak oynadım.”

Eğitim yaşamı: Marmara Üniversitesi Reklamcılık Kısmı’den mezun oldu.

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon serüvenine, ‘Geçmiş Zaman Mimozaları’ dizisinde canlandırdığı ‘Sabih’ karakteriyle başladı.

Hangi proje ile parladı? ‘Hamam’ filminde canlandırdığı ‘Mehmet’ karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.

Şahsiyet özellikleri: Nazik, mert, dalgın, hümanist, acımalı.

Düşünce yapısı: Çoğu zaman iç sesini dinler.
“Çok hakimiyetli göründüğüme  bakmayın. Ben çok afacan bir çocuğum reelinde ama iyi anlamda. Ve içimdeki velet hâlâ sekiz yaşında. Ve bu açıdan da çok kısmetliyim! Böyle bir dünyada insan refleks olarak kendini gözetmeyi biliyor. Gamsız olmak insanın ömrünü uzatan bir şey. Ama geldiğimiz noktada ne kadar gamsız olabiliriz, onu da öğrenmiyorum. Neticede kendi enerjimin bozulmaması için elimden geleni yapıyorum. Neyim varsa paylaşıyorum bu dünyayla, en azından benim paylaştığım şeyler yaşamın iyi tarafında kalsın, pozitif olsun tasasındayım.
Görünmek istemiyorsa şayet görünmez olmayı başarıyor.”Yaşamı beğeniyorum. Iş suratından da yaşamı ve insanları tanımak, öğrenmek zorundayım. Yaş aldıkça daha konforlu yaşamak istiyorsun, duygusal alışverişinin olmayacağını kavradıysan, içinde bulunmak istemediğin bazı gidişatlardan çok daha rahat parçalayıp sıyrılabiliyorsun. Nasıl göründüğünü hiç iplemeden sandaletle çorap giyebilmek gibi bir şey yaşlılık. 80 yaşında dahi olsam sandalet-çorap kombinasyonuna kadar kazanç miyim öğrenmiyorum gerçi.
Kendimle baş başa kalmayı da daha öncekine kıyasla daha çok beğeniyorum. Daha öncekinden de beğenirdim ama artık daha yalnız bir hayvana dönüştüm sanırım.”

İş yaşamına bakışı:  Mesleksel olarak her anlamda daha bilecek ve yapacak çok şeyi olduğunu düşünüyor. “Yapacak çok şey var. Hoş bir yolda bakıyorum kendimi. Doğru bir yolda.
Onun da doğru olduğunu düşünüyorum. Bu senaryo tercih ederken de böyle, bir projeyle ilgili konuşurken de, hayatımla alakalı bir ekip iş dışında başka kararlar verirken de. O surattan gidecek çok yol var ama yaptığım da, yapacağım da çok şey var.”

Tiyatro mu? Sinema filmi mi? İtalya’da uzun seneler tiyatro yaptı. Hoş bir proje kazançsa tekrar yapabilir. Sinemayı daha coşku verici tespit ediyor. “Bir kere sinema daha uzun sürüyor; devam ediyorsun hep hikâyeye bir biçimde.
Coşku ikisinde de apayrı. Tiyatroda çok daha interaktif bir coşku var; biz müzik yaparken de hep aynı coşkuyu dinliyordum. Sahneye çıkarken,  şarkılarımızı açıkladığımızda. Sinemada ise, beş altı hafta var; o beş altı hafta o karakterle uyuyup kalkıyorsun. Sürüklemediğin sahneler aralıksız akşam yatarken usunda oluyor; sürüklediklerin de. Belki de sinemadan geldiğim için daha etkileyici benim için.”

Kariyer tasarıyı: Sinemada bir müzisyeni canlandırmak istiyor.
“Yaşanmış hikâyeler nedense hep çok büyülü oluyorlar. Çok büyük bir mesullük tabii ki o. Çok isterim bir müzisyeni canlandırmak. Bir müzisyenin yaşamını anlatmak; sahne üzerinde, sahne sonrası. Bir sürü şey de öğreniyorum. Müzik bilgim de var. Bir Hayli eğleniriz öyle bir proje olursa diye düşünüyorum. Eş öneriler geldi ama hiçbiri istediğim biçimde değildi. Kamera ardında bana çok cazip geliyor. Bir oyuncu, oyunculuğu bildiği için değişik bir rejisör olur.
Bir oyuncunun sınırlarını daha iyi bakabilir. Bazen rejisörler bunu bakmayabiliyorlar. Kamera ardındaya ne zaman geçeceğim mevzusunda tasarı yapmadım, bunun da zamanı gelecek.”

Gelecek Hayali: Yaşamda en fazla, sevdikleriyle birlikte mutlu ve sıhhatli olmak istiyor.

Baba olmak yaşamını nasıl değiştirdi?  Babalığı ‘şahane bir duygu’ olarak belirliyor. “Çocuk inanılmaz bir şey. Onlardan sonra yaşama bakış açım değişti.
Gelen projeleri onlara göre değerlendiriyorum. Baba olunca kendi babana bakış açın değişiyor. Kendi babanız oluyorsunuz. Her şey birbirine daha sıkı bağlanıyor.”

Endişeleri: Tabiata ve dünyaya herkesin bir biçimde bir borcu var diye düşünüyor. Küresel ısınma mevzusunu kaygı verici tespit ediyor. Herkesin artık küresel ısınmayla alakalı mesullük sahibi olduğunu kavraması gerektiğini düşünüyor. “Günde otuz kere çamaşır devirememek gerektiğini.
Evlerini yaparken ekolojik, etrafa bir biçimde hürmet dinlemeleri gerektiğine inanıyorum. Zira geri dönüşü olmayan bir yoldayız. Bizlerinde sanatçı olarak bir rolümüz olduğuna inanıyorum zira sanatçıların açıkladığı şeyleri insanlar okuyorlar, dinliyorlar. Şu açıkladığım iki cümle dahi cemiyete bir ileti kalitesinde olabiliyor. Sanatçıların söyledikleri her şey çok ehemmiyetli zira göz önündeler. O surattan yaptıkları salaklıklar da göz önünde, söyledikleri doğru şeyler de göz önünde.
Yemek yapmak, müzikle uğraşmak, marangozluk gibi.  “Marangozluk çok zevkli; günün birinde istiyorum ki bir yere gireyim bir gün uğraşayım altı şahsiyet bir yemek masası sunim mesela. Müzikle de alakalıyım, bir sürü şey çalıyorum. Sekiz sene bateri çaldım. Sonra şarkı açıklamaya başladım. Evimde eko gitar, darbuka, bir sürü çalgı var. Kırk senede bir birtakım insanlar toplanıp çalıyoruz ama bir grup yok şu anda. Müziğin içine girdiğin zaman zati müzik seni bırakmıyor.
Benim müzik bilgim de çok fazladır.”

Evde ne yapar? Boğazına oldukça düşkün. Yemek yapmayı da çok hoşlanıyor. İtalya’daki evinde kendisini müthiş seziyor. “Yurt dışında yaşıyorum, buraya geldiğimde bir otelde kalıyorum ve o yalnızlık vaziyeti beni besliyor. Evdeyken çok kalabalığım, o surattan çalışmak o anlamda da beni dinlendiriyor.
Çok çalıştığım zamanlarda, evden uzakta, o kadar müddet yalnız bir hayvan olarak yaşadıktan sonra, dönüşteki o şamata ilginç geliyor. Ama neticede kalbim orada atıyor her zaman. Üç tane çocuk var. Çocukların hepsinin ayrı gidişatları var, hepsinin ayrı anları, ayrı problemleri, ayrı nitelikli zaman gereksinimleri var. Hayat yoğun başka bir deyişle. Yalnızlıktan seviyorum diyorum ama bir hayli kalabalık bir yaşamım var.”

TELEVİZYON DİZİLERİ

1989-Geçmiş Bahar Mimozaları /Sabih

1989 -Cahide

1999 -Gizem Dosyası /Ayhan

2001-Don Matteo / Mohammed Achir

2003-Bataryalı Bebek /Tarık

2004-Fırtına İnsanları/Sinan

2005/2007-Beyaz Gelincik/Mustafa Aslanbaş

2007/2008 -Bıçak Sırtı/Mehmet Ertuğrul

2011- Saïgon, l’été de nos 20 ans / Spaghetti

2012/2014-Muhteşem Asır /Şehzade Mustafa

2017/2018 -Fi /   Deniz

2018- Kanaga/ Mardin Tamay

2019/2020-Atiye /Erhan Kurtiz

SİNEMA FİLMLERİ

1997 –Hamam/ Mehmet

1999 -Hayal Kurma Oyunları /Futbolcu

2001 -Tommaso /Giovanni     TV Filmi

2001- Guida/Giovanni TV Filmi

2002 -İtalyan /Giorgio

2003 -Il papa buono /    Don Paolo   TV Filmi

2003- O Şimdi Asker / Nihat Denizer

2003- Stregeria / Alex Pruna Kısa Film

2004 -Non ci sarebbe niente da fare! / Emin Ali Kısa Film

2005 -Anlat İstanbul /Rıfkı

2007- Korku Gecesi

2007-Fall Down Dead /Stefan Kerchek

2008 -Se chiudi gli occhi

2010 -Ses /Onur

2010-Matrimoni e altri disastri /Andrea

2011- Master Tasarı / Mr.
Ankara Film Şenliği /Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu/ Hamam

2003 -40. Antalya Film Şenliği /Jüri Özel Mükâfatı /O Şimdi Asker

2003 -6. Gökçeada Film Şenliği /En İyi Erkek Oyuncu /O Şimdi Asker

2004 -9. Sadri Aşina Mükâfatları /Jüri Özel Mükâfatı /O Şimdi Asker

2011-16.Sadri Aşina Mükâfatları /Jüri Özel Mükâfatı /Ses

2012 -ELLE Style Mükâfatları/ En İyi Erkek Oyuncu /        Muhteşem Asır

2012-Ayaklı Gazete TV Yıldızları /En İyi Dönem Dizisi Destekçi Erkek Oyuncu /Muhteşem Asır

2012-18.