Lösemiyi yendi, hastane odasında kep atıp üniversiteyi kazandı

Takip Et:
Lösemiyi yendi, hastane odasında kep atıp üniversiteyi kazandı
Lösemiyi yendi, hastane odasında kep atıp üniversiteyi kazandı

İstanbul’da yaşayan Berkay Derviş Yaldız’ın hayat azmi herkesi kendine hayran bıraktı. Lise son sınıfta okurken aniden şiddetli kalp çarpıntısı ve halsizlik yaşayan Yaldız anne ve babası tarafından sağlık kurumuna kaldırıldı. Hekimlerin kan tahlili ve muhtelif muayeneler yaptıkları gence lösemi tanısı konuldu. Hastalığı dinlediği an büyük yeis yaşayan aile, Berkay için ayakta durdu. Her şeyi bir kenara bırakıp rehabilitasyon sürecine odaklanıldı. Berkay, 9 aylık güçlü rehabilitasyon sürecinin ardından hastalığı yendi.
YKS imtihanına da giren genç, özel bir üniversitede görsel bağlantı tasarımı kısmını kazandı. Şu an rehabilitasyonu ilaçlarla evde devam eden genç, üniversite eğitimini zaferli bir biçimde bitirmeyi kastediyor.

“LİSEDEN MEZUN OLMAM BANA BÜYÜK MORAL SAĞLADI”

Üniversite imtihanına hazırlandığı yoğun bir dönemde hastalıkla karşılaştığını ifade eden Berkay Derviş Yaldız, güçlü rehabilitasyon süreci hakkında şunları açıkladı:

“Lise son sınıf öğrencisiydim, YKS imtihanına hazırlanıyordum başka bir deyişle yoğun bir dönem yaşıyordum.
Kanserden hiçbir zaman şüphelenmedim. Başka bir hastalık olduğunu düşünüyordum. Acil olarak sağlık kurumuna gittik. Kan neticeme hekimler dahi donakaldı. Vaziyetin makûs olduğunu kavradılar ama bizi açıklamadılar. Kemik iliği testi neticesinde ise lösemi teşhisi konuldu. Hastalığı dinlediğim anda tabi çok üzüldüm, ancak acele derledim. Zira üzülmemin faydalı olmayacağı bir süreçti. Rehabilitasyona konsantre olmaya başladık. Hocalarım yardım oldular evde imtihan yaptılar.
Mezuniyet kepimi dahi sağlık kurumu odasında rehabilitasyon sırasında attım. O da rehabilitasyon sürecinde bana büyük moral sağladı iyi bir yemini.”

“TEDAVİNİN ZAFERLI OLACAĞINA İNANIN”

Rehabilitasyon sürecinde zekayı gevşetmenin ehemmiyetli olduğuna noktaya değinen Yaldız, “Sıhhatten ehemmiyetli hiçbir şey yok. O sebeple rehabilitasyonunuza konsantre olmaktan başka bir gidişatı netlikle düşünmemelisiniz. İnanmak çok ehemmiyetli. En başında da bu endişeleri bırakmak geliyor. Bireyin kendini zihnen hafifletmesi rehabilitasyon sürecinde çok ehemmiyetli.
Rehabilitasyon sonrası yavaş yavaş derslerime odaklandım. Kısa zamanda galibiyet sağladım, bu hiç güç değil. Şubat 2019’dan itibaren 6-7 aylık kritik bir rehabilitasyon sürecim oldu. Bu süreçte kendimi mutsuz edecek hiçbir şey düşünmedim. Evde kendi başıma çalıştım. Anekdotlarım pek iyi gelmiyordu ama pes etmedim. Güç dönemin ardından bir de güçlü bir imtihan süreci geçirdim. Sıhhatimden taviz vermeden derslerime de çalıştım. Süreç sonunda istediğim üniversitede, istediğim kısmı kazandım.
‘Oğlum için ayakta durdum’ diyen anne hastalıkla gayret eden ailelere ise şu önerilerde bulundu:

“Biz ailece neyin içine düştüğümüzü kavrayamadık. Oğlum hem okuyan hem çalışan bir çocuktu. Kendimizi aniden onkoloji servisinde bulduk. İlk dinlediğimde kriz geçirdim. İğnelerle 2 gün süresince yattırıldım. Oğlum için ayakta durmak zorundaydım. Oğlum, ‘anne senin gözlerin öyle olursa ben yaşayamam’ dedi. ‘Ben oğlumu yaşatmak için ayakta durmak zorundayım’ dedim.
Ayağa kalktım, dışarıda çığlık çığlığa ağlarken onun yanında eforlu göründüm. Oğlumun yanında gayet mutlu, pozitif, onunla şakalaşan bir anne oldum. Teşhis konulduktan bir hafta sonra da doğum günüydü 18’ine girecekti. Oğlumu yaşatmak ismine bir anne olarak elimden gelen her şeyi yaptım. Ailelere nasihatim ise asla hastalık moduna girmesinler, ‘biz bunu kazanacağız’ desinler. Hastalıkla nasıl çaba edebileceklerini düşünsünler. Rehabilitasyonlarını aksatmadan hekimlerin ihtarlarını da dikkate alsınlar.
Ben Berkay’ın bu hastalığın üstesinden geleceğinden çok emindim. Zira çok azimli, galibiyetli, pes etmeyen bir çocuktu. Hastalıkla çaba ettiği dönem liseden mezun oldu. Üniversite imtihanına girdi ve imtihanı kazandı. Hastane odasında kepini attı. O kep atma görüntüsü mezuniyet merasiminde gösterildi. Bu bizim ve Berkay için büyük bir moral oldu” dedi.

“LÖSEMİLER ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİNİN YÜZDE 30’UNU OLUŞTURUYOR”

Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Sağlık Kurumu Çocuk Hematoloji Uzmanı Dr.
Muayenesinde boyun lenf bezlerinde ve dalakta büyüme tanımlandı. Hastalıktan şüphelendiğimiz için muayenelerini istedik. Gözetici hücrelerinde eksilme bulundu ve kansızlık tablosu vardı. Çarpıntı ve halsizliğin sebebi de buydu. Kanamayı artıran trombosit rakamında ciddi oranda düşüklükler vardı. Kemik iliği analizinde yüzde 90’dan fazla blast dediğimiz atipik hücreleri tespit ettik. Hastaya yapılan öteki muayenelerle Akut lenfoblastik lösemi tanısını koyduk. Berkay’ın yoğun kemoterapisi takribî 9 ay sürdü.
Ancak bazı vaziyetlerde daha sık gözükebiliyor. Ama çocukluk kanserleri içerisinde lösemi en sık bakılan kanser cinsi. Çocukluk kanserlerinin yüzde 30’unu lösemi oluşturuyor. Günümüzde löseminin rehabilitasyon edilebilir bir hastalık olduğunu anımsatan Hematolog Dr. Çetin Timur, “Yüzde 90’lara varan bir zafer oranı var.

Hastalığın bir ekip değişik hastalıkları da taklit edebilen öncül bulguları var. Lösemi hücrelerinin anormal seviyede artması kemik iliğinde değişik sıhhatli kan hücrelerin yapımını sınırlıyor.
Hastalar; kemik ve kemik iliği tutulumuna bağlı nedensiz bacak sızılarından yakınabilir. Tabii bunlar olduğunda hemen en makûssu akla gelmemeli, bunların çoğunun nedeni ehemmiyetsizde olabilir. Bu gibi gidişatlarda ehemmiyetli olan muhakkak aile doktoruna veya alakalı doktora müracaat etmek gerekiyor” ifadelerini kullandı

.