Magazin

Hüsnü Şenlendirici yeni hayatı hakkında konuştu!

Ünlü klarnetçi Hüsnü Şenlendirici, 5 yıl önce, doğup büyüdüğü Bergama ile komşu Kınık ilçesini birbirine bağlayan karayolunun kenarında 10 dönümlük bir çiftlik satın aldı. İçinde yüzme havuzu ve bir villanın da bulunduğu Bakırçay Ovası’nın ortasındaki çiftliğinde 4 yıldır klarnet kampları düzenleyen Şenlendirici, aynı zamanda şehrin gürültüsünden uzak, doğayla baş başa bir yaşam sürüyor.


Kasket takıp, çizme giyerek çiftliğinde çapa yapıp, domatesten bibere, patlıcandan kabağa kadar pek çok sebzenin yanı sıra zeytin, portakal, vişne, kiraz, cennet hurması, armut, elma gibi birçok meyve yetiştiren Şenlendirici, traktör de kullanıyor. Şenlendirici, çiftliğinde ayrıca 30 tavuk, 10 kadar keçi ve koyun besliyor.

“SEBZELERİMİ KENDİM YETİŞTİRİYORUM”

Ata topraklarında tarımla uğraşırken müzik çalışmalarına da devam ettiğini belirten Hüsnü Şenlendirici, “Toprağın besin zinciri için en başta gelen ve çok önem verilmesi gereken yer olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle de ihtiyacım olan sebzelerin büyük bölümünü tamamen doğal bir şekilde kendim ekip, yetiştiriyorum. Zeytinden yağ çıkarıyorum. Gelen misafirlerime de bu zeytin ve yağdan hediye ediyorum. Hatta onlara ’bu zeytinler klarnet sesiyle olgunlaşmış zeytinler’ diyorum. Çiftlikte 300 zeytin ağacının yanı sıra 200 de çeşitli türlerde meyve ağacımız var. Ailemle bunların bakımlarını yapıyoruz. Ekim ve bakım dönemlerimde, yetişemediği yerde dışarıdan gündelik işçi de çağırıyoruz. Koronavirüs salgını nedeniyle yaşanan bu zor dönemde toprağa ve çiftçiye çok fazla sahip çıkılması gerekir. Onlar olmadan karnımızı doyuramayız. Onlar olmadan kalkınamayız. Eğer üretirsek var oluruz” dedi.

“TARIMDA KALKINMA, ÖNÜMÜZÜ AÇAR”

Tarımın bilinçli yapılması gerektiğini belirten Şenlendirici, şöyle devam etti:

“İlkokulda öğrendiğim ilk şeylerden biri Türkiye’nin geçim kaynaklarıydı. Öğretmen sorduğunda, ’Tarım ve hayvancılık’ diye yanıt verirdim. Bu işin bilinçli yapılması lazım. Bir müzisyen nota bilmezse, bir yere kadar üretir. Tarımda da bu böyle. Eğer bilinçli tarım yapılırsa, kooperatifleşmeyle ve devletimizin desteğiyle bu iş yapılırsa ve tarımda kalkınma sağlanırsa önümüz açıktır.”

Elindeki çapayı gösteren Şenlendirici, “Klarnete benzemiyor arkadaşlar. Ancak bunun da ayrı bir tadı var. Domatesin içini açtığınızda, o kokusu geldiği zaman burnunuza, bütün yorgunluğunuz gidiyor. Bu domatesi yetiştirmek de ayrı bir sanat işte. Ne demiş Atamız; ’Köylü milletin efendisidir.’ Bu çapalar çalışmadan hiçbirimize ekmek yok”

 

Başa dön tuşu