Hangi Yürüme Şekli Daha Faydalı?

Takip Et:
Hangi Yürüme Şekli Daha Faydalı?
Hangi Yürüme Şekli Daha Faydalı?

Rastgele bir donanıma lüzumunuz olmadan yapabileceğiniz ve sıhhat için oldukça büyük bir ehemmiyete sahip olan yürüyüş; kalp sıhhatinden, metabolizmanın süratlenmesine; kilo vermeden, ruhsal ve nörolojik rahatsızlıkların önlenmesine kadar pek çok alanda yaşamımızda ehemmiyetli bir rol ediniyor.

Yürüyüş gibi bir egzersiz yapmak  hakikatinde en karışık mevzulardan biri zira bildiğimiz ve uyguladığımız hareketler, tavırlar son derece esassız. Birinin ak dediğine öbürü kara diyebiliyor veya bir gün doğru sandığınız şeyler kısa bir müddet sonra yanlış çıkabiliyor.

Karışıklığın en yoğun olduğu alanlardan biri de egzersizin süratli mi, yavaş mı yapılacağı mevzusu.
Şayet egzersizi profesyonel bir emel için değil de sıhhatiniz için yapıyorsanız, maksadınız giderek çoğalan bir kondisyon seviyeyi değil de daha eforlu bir kalp ve dolaşım sistemi, daha sağlam bir beyin ve kemik-adale yapısı, daha fit ve devingen bir beden ise sizin için doğru olacak şey koşmaktan ziyade yürümek olacaktır.

Pek Çok anlam üzerine oturtulan bu vaziyetin gerçeğinde çok bir esas sebebi var: Birincisi sizi soluk soluğa bırakan koşular yeteri kadar oksijen kazanımınızı başka bir deyişle egzersiz gayretinizin lüzum dinlediği oksijeni sağlayamadığında oluşan hipoksik vaziyet oksijen azlığı sebebiyle dokularınızın daha fazla hasarlı hür radikal üretmesine yol açabilir.
Kısacası egzersiz mevzubahisi olduğunda da pek çok alanda olduğu gibi ‘daha süratli daha iyidir’ anlamına gelmiyor. Burada da mantıklı bir noktada kalmakta ve tempolu bir yürüyüşle kanaat etmekte fayda var.

Şayet temponuzu en fazla nereye kadar yükseltebileceğinizi merak ediyorsanız bu kolay yöntem işinize yarayabilir: 220’den yaşınızı çıkarın ve tespit ettiğiniz bu sayının yüzde 60’ını bir kenara yazın.
Tespit Ettiğiniz sayının yüzde 80’ini geçmemeniz gerekiyor hem kalp ve beden sıhhatiniz açısından hem de yürüyüşten alacağınız verim açısından.

“Daha uzun mu, daha kısa mı?” sualinin yanıtına gelince… Bu sualin yanıtını vermeden evvel egzersiz yapan şahsın yaşını ve sıhhat vaziyetini dikkate almak gerekiyor.
Aynı vaziyet solunum veya kalp yetmezliği olan şahıslar için de geçerlidir.
Egzersiz yaparken işi kesinlikle abartmaya, hatta ve hatta “sızı yoksa fayda da yoktur” gibi bilimsel takviyeyi olmayan sözlere kulak vermeye hiç gerek yok. Zorlanmadan da kazanmak her zaman olası.

Miktarlı egzersiz özellikle egzersize yeni başlayanlar için, orta ve ileri yaşlılar için en doğru tercihtir.
Adım sayınızı dakikada 70-80 ile de sürdürebilir, 120-140’lara da çıkabilirsiniz.  Unutmayınız herkesin vücudu değişiktir, herkesin kapasitesi, sıhhat vaziyeti bir başkasıyla aynı değildir. Aynı yöntemler herkese uymaz. Ama ilke olarak kendinizi asla güçe sokmayın. Tehlike almayın, tezci davranmayın.

 

 

 

.