Hande Doğandemir Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Takip Et:
Hande Doğandemir Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi
Hande Doğandemir Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Hande Doğandemir, 22 Kasım 1985 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Türk dizi, sinema ve tiyatro oyuncusu.

Ismi: Hande Doğandemir
Doğum Tarihi: 22 Kasım 1985
Doğum Yeri: Ankara
Boyu: 1.70 m.
Kilosu:  53 kilo
Burcu: Yay
Göz Rengi: Kahverengi
Kardeşleri: Tek çocuk.
Instagram: https://www.instagram.com/handedogandemir/

Ailesi: Annesi bir kamu müessesesinden, babası da bankadan emekli.
 “Babam çok hareketli, tez canlı ve işkoliktir. Bu doğrultum ona sürüklemiş. Annemse çok daha durgun ve hakimiyetlidir. Yaşım ilerledikçe anneme daha çok benzemeye başlıyorum. Birbirimize çok düşkünüz. Değişik kentlerde olmak azıcık güç geliyor tabii ama sık sık birbirimizi ziyaret edip, her gün kesinlikle telefonla konuşuyoruz. Attığım her adımda, aldığım her kararda arkamda olup, desteklediyen bir aile benimki. Varlıkları benim için en büyük baht.”

Çocukluk seneleri: Çocukluğu caddelerde oyun oynayarak geçti.
Sanırım bu yüzden hala bir şeyler yaratmadan duramıyorum. Teknoloji bu kadar yaşamımızda olmadığı için talihli çocuklardık sanırım. Hikayem Ankara’da başlıyor. Orada doğdum, geliştim, üniversiteyi orada okudum. Beni ben yapan en ehemmiyetli noktalardan biri Ankara. O surattan zaman zaman melankoliğimdir Ankara gibi. Üniversiteyi tamamlayana kadar Ankara’da kaldım. Son sınıfta Erasmus programıyla Fransa’ya gittim. Ortaokul ve lise süresince Fransızca eğitim gördüm. Altı ay Lille’de okuduktan sonra Ankara’ya döndüm ve İstanbul’a gelme kararı aldım.
Yüksekokul 35’buçukta oyunculuk eğitimi aldı. Vahide Baktım ve Altan Baktım’ün oyunculuk mektebine de gitti.

Oyuncu olmaya nasıl karar verdi? Mektepteyken Irtibat sosyolojisi üzerine çalıştı. Televizyonculuk ve medya o sırada alakasını sürüklemeye başladı. Bunun üzerine İstanbul’a gelip bu alanda bir şey bilme ve kendini geliştirme kararı verdi. Bu sırada hem çalışıp hem oyunculuk eğitimi aldı. “Yoğun ve güç bir dönemdi ama iyi ki hepsine direnmişim.
“Görüşmelere ilk gittiğimde ortaya hoş bir iş çıkacağını hipotez ediyordum ama bu kadar noktaya değineceğini, pek çok şeyi değiştireceğini düşünememiştim aleneni. Ben de dahil olmak üzere izleyici apayrı bir Hande baktı o reklamla. O güne kadar pek çok projede yer aldım ama hiçbiri bu kadar popüler olmamıştı. Böylece pek çok insan beni tanımış oldu. Üstelik bana gelen oyunculuk kalitesini de değiştirdi bu reklam ama ‘Güneşi Beklerken’ benim için dahi ters köşe oldu.”

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon serüvenine, ‘Kahramanlar’ dizisinde canlandırdığı ‘Zeynep Kayhan’ karakteriyle başladı.

Hangi proje ile parladı? ‘Güneşi Beklerken’ dizisinde canlandırdığı ‘Zeynep Yılmaz’ karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.

Şahsiyet özellikleri: Sabırsız, iyi gayeli, fazla alıngan, dalgın, idealist.

Düşünce yapısı: Zaman zaman hayal kırıklıkları yaşasa da, hiç umudunu yitirmedi.
“Yaşamımda tepeden inme hiçbir şey yok. Emek vermek ve karşılığını almak çok iyi bir duygu. Çok çalıştığım için çok mutluyum. Kolay elde etseydim bu yaşamı uykularım kaçardı sanırım. Şimdi çok içime sine sine istediğim yolda ilerliyorum.”

Sette nasıl birisi? Her sabah kesinlikle kahvesini içerek güne başlar. Yeniden her sabah karavanda hazırlık yapılırken enerjisini yükseltecek şarkıları son ses dinler. Onun dışında devamlı sette olduğu zamanlar için kitapları ve sudoku’ları da hep yanındadır.

İlk sinema filmi: Burak Aksak/ Bana Masal Anlatma

Aşka bakışı: “İnsan aşık olmadan yapamaz.
Aşık olunca her şeyi yapmak için enerjim oluyor. Her şeyi yaşamak istiyorum, hiçbir anı kaçırmadan. Daha çok yaratmak, daha çok çalışmak, daha çok yaşamak istiyorum. Onunla daha çok şey paylaşmak, daha çok zaman geçirmek. İnsanın tüm algısı açılıyor bence aşkla, o surattan da yapabileceği her şey için daha çok tutkuyu oluyor.”

Yaşama bakışı: Zaman zaman herkesin olduğu gibi kendisini kaybolmuş sezdiği zamanları oluyor.  30’lu yaşları ile beraber farkındalığı da arttı.
O surattan kaybolduğumu sezdiğim anlarda dahi bunun sonunda beni bekleyen bir şey var, ‘Ben bunu neden yaşıyorum?’ diye denetleyebiliyorum.  30’lu yaşlarla birlikte çok fazla şeyi denetlemeye başladım. Yaşadığım, bazen üzüldüğüm her şeyin bana öğretmeye çalıştığı bir şey var, bir sebebi var; ancak bunları kavrayabilirsem ben daha mutlu bir fert olurum ve ideal olana yaklaşabilirim. Fark etmek ve bilmek sancılı bir süreç ama sonrasında muhteşem bir serbestlik ve huzur hissi var.
“Benim işim bu, tabii ki güç güzergahları var, ama ben beğendiğim işi yapıyorum. Riski ise fertsel seçimlerle alakalı olabilir ama bu her iş grubu için geçerlidir. Kendini ekranda izlemek her zaman rahatsız edici bir duygudur zira hiçbir zaman tatmin olmazsın, hep daha iyisini yapabilirim görüşü oluşur. Genelde izlemeye çalışıyorum ki nerede ne yaptığımı öğrenip daha iyisini nasıl yapabilirim diye bakmak istiyorum. Tasayı iyi bir oyuncu olup iyi işlerde yer almak olan, bu işe gönül vermiş herkesin hak ettiği karşılığı almasını dilerim.”

Kariyer tasarıyı: Geçmiş zamanlara ait bir karakteri oynamayı çok istiyor.
Bugüne kadar tasam her ne yapıyorsam en iyisini yapabilmek oldu. Dolayısıyla ilerde de içinde bulunduğum vaziyeti yapmak istediklerim mevzusunda iyi değerlendirmiş olmak isterim. Mesleksel olarak da sinema bir oyuncu için çok değerli bir alan. Tasayı olan, hoş öykülerin anlatıldığı sinema projelerinde yer almış ve almaya devam ediyor olmayı dilerim.”

Gelecek Hayali: Mesleksel olarak pek çok hayali var, Kendisini henüz yolun başını bakıyor ve çok daha aşırısını yapmak için isteği ve enerjisi var.
Bir gün kesinlikle bakmadığım tüm ülkeleri dolaşabileceğim bir dünya turu yapacağım. Bir zaman hiç öğrenmediğim bir yerde yaşamak istiyorum reelinde. Dünyanın başka bir ucunda yeni bir yaşam kurma görüşü çok çekici geliyor.”

Endişeleri: Ekrandaki sansür uygulamalarını kaygı verici tespit ediyor. “21. yy Türkiye’sinde hala sansürden konuşuyor olmak çok can sıkıcı. Üretkenlikten sanattan konuşmak varken biz hala sansürden ve fobilerimizden konuşuyoruz ne yazık ki.
Bu, yaşamda hoşlandığı ve değer kattığı herkes için geçerli. “Yaşamıma aldığım insanlara çok değer katıyorum. Belki aşırısıyla. Ve bazen bu mevzuda çok saf olabiliyorum. Sorgusuz tüm duvarlarımı devirip en değerli köşeme koyabiliyorum. Bunu suistimal edebilecek her vaziyet beni çok kırabilir.”

En beğenmediği özelliği? Çok sabırsız oluşu. “Her şey hemen çözülsün ve yolunda gitsin isterim. O surattan kafamda aynı anda suratlarca düşünceyle ve çözümle savaşıyorum.”

Sosyal medya ile arası nasıl? Sosyal medyayla arası iyi.
Resim  özel merakı. “Twitter hesabımı daha çok iş içerikli kullanıyorum. Açıkcası genelde herkesin gereğinden fazla sosyal medyada zaman geçirdiğini düşünüyorum. İşi için kullanmak zorunda olan pek çok insan var. Ama yaşamını sosyal medyada yaşamayı seçenler için üzülüyorum. Ama tabii ki bu bir seçimdir ve hürmet dinliyorum. Zamanını twitterda geçirmeyi seçenler olduğu gibi sinemaya tiyatroya konsere vs. giden ya da dostlarıyla sosyalleşmeyi seçenler de vardır.
“Bu dünyada onun kadar iyi kalabilmek büyük kısmet.”

Evde ne yapar?  İşten çoğala kalan zamanlarında evinde dinlenmeyi seçiyor. “Netlikle evimde müzik dinleyip, film seyretmek beni çok dinlendirir zira çalışırken evimin durgunluğunu özlüyorum. Elbette bir de ailemle zaman geçirmek en büyük sevincim.

En sevdiği rejisörler? Inárritu, Yorgos Lanthimos ve Türkiye’den Emin Alper.