Günler – Rizi

Takip Et:
Günler – Rizi
Günler – Rizi

Auteur rejisör denilince ilk akla gelen belirlemelerden biri olarak, rejisörün kendine özel bir film âlemi yaratmış olmasından, filmografisinde aralıksız tekrar eden ögelerle, dil yapısıyla ve mizansen kurgusuyla belirlenmiş bir dünya varlığından söz edilebilir. Auteur rejisörün her filmi bir biçimde birbiriyle konuşur, apayrı hikâyeler de anlatsa motifler ve göstergeler o dünyaya ait kaideler silsilesi içinde anlamlandırılır.

Bu en kolay düzlemde dahi Tsai Ming-liang gibi rejisörlerin şüphesiz auteur olduklarını elbette açıklayabiliriz.
Hemen şurada karşımızda olagelen birtakım vakaları bize en hakikatçi şekilde, olduğu gibi sürekli ve müdahalesiz aktarmasından da öte, Tsai Ming-liang bütün olarak basmakalıp sinemasal anlatımın müdahalesine müdahale eder: akıp gitmekte olan şeyi asıl hayatta dahi akamayacağı kadar akıtır, bilgi ile şekillenen vaka örgüsünden bilgi ögesini çıkarır, hem kendi aralarında hem de seyirciyle konuşarak uyuşan karakterleri susturur. İzleyicisinin kafasının içine durmadan göstergeler yükleyen manipüle edici anlatımlardan uzak bir yerde, kendi izleyicisini şereflendiren, ona alan açan ve hürmet dinleyen bir sinema üretir.
Açılış tasarısında uzun uzun pencereden yağmurlu bir dünyayı izleyen ana karakter ana karakter her ne demekse bize sadece Günler’deki vakaların başlangıcını göstermeyi değil, Tsai Ming-liang’ın filmografisini, ilk filminden bugüne yarattığı dünyayı da anımsatma vazifesini üstleniyor. Tsai Ming-liang evreninde yaşamını geçiren bu yalnız adam Lee Kang-sheng artık gelişmiş, suratındaki çocuksu ve şapşal bakışla yeniden orada, zamanla mekânın kopup gittiği, ıslak ve lekeli plastik dünyada.

Ufak vaziyet hikâyelerinden devasa uzun metrajlar çıkarmayı başaran rejisörümüz bu defa yeniden yalnızlık içinde boğulan Lee Kang-sheng’i, yalnızlık içinde boğulma kaderi olmayan Anong Houngheuangsy’yle* buluşturuyor.
Uyumunu -belirli ki- cadde yemeği satarak ve seks emekçiliğiyle idame ettiren muhacir Anong Houngheuangsy’nin yolu, bedeniyle alakalı -belirli ki- meseleleri olan, sızı ve acı sürükleyen Lee Kang-sheng ile -ki bu acının fiziksel ebadının yanı sıra tensel bir gereksinim acısı olduğu da söylenebilir- bir noktada kesişiyor.

Filmin hikâyesi gerçeğinde bu kadar. Bu tek cümlede rahatlıkla özetlenebilir hikâyenin ötesinde, Günler filminde bizi bekleyen çok daha büyük bir zaman akışı.
Karakterleri tanımak isteyen izleyicinin o havada buğulaşıp giden zerrecikleri yakalamaları, hatta çok daha ehemmiyetlisi belki de onları o kadar da tanımaya çalışmamaları gerekiyor. Her şeyden öte çok anlık hisler, cihansal gereksinimler ve bir ekip kodların içinde olan iki insanın ötesinde iri bir dünyada Tsai Ming-liang sizi zincirlerinizden kurtarıyor.

*Karakterlerin adlarından ziyade oyuncuların adlarını kullanmamdaki esas neden filmdeki sorunların hakikat yaşamda oyuncuların hayatlarından yola çıkılarak inşa edilmesi.
O sebeple zati bir fark olmadığını açıklayabiliriz.

.