GÖNÜL ÜLKÜ’NÜN DUYGUSAL ANLARI!

Hürriyet'te yer alan habere göre Topkapı Sarayı'nda dün düzenlenen törene sağlık sorunu nedeniyle katılamadığı için ödülü Başbakan Davutoğlu tarafından Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Nejat Birecik'e verilen Özcan, Bakan Topçu ve Birecik'i Selimpaşa'daki evinde ağırladı.

AHMET VE SARE DAVUTOĞLU DA ÖZCAN’I ZİYARET EDECEK

Ziyarette Özcan'ın elini öpen Topçu ve Birecik, Başbakan Davutoğlu'nun talimatıyla usta tiyatrocuya ödül ve beratı takdim etti. Ödülü alarak teşekkür eden Özcan duygulandı.

Topçu, Özcan'a, Başbakan Davutoğlu'nun selamını getirdiğini belirterek, Başbakan Davutoğlu'nun en kısa zamanda eşi Sare Davutoğlu ile kendisini ziyaret etmek istediğini iletti.

KURUNTU AİLESİ ÇOK ÖNEMLİ BİR MODELDİ

Davutoğlu'nun dün Topkapı Sarayı'nda düzenlenen törende Gazanfer Özcan ve kendisiyle ilgili güzel bir konuşma yaptığını anımsatan Topçu, şöyle konuştu:     

"Başbakan Davutoğlu, Kuruntu Ailesi'nden bahsetti. 'Onlar sanatı, moderniteyi ve geleneği bir araya getirmiş bir aileydi. Türk ailesinin çok önemli bir modeliydi' dedi, ikinizin evliliği için. Hep sizi görelim inşallah. O sahnenin ışığı, tozu, alkışı hep kulağınızda, gözünüzde, yüzünüzde olsun inşallah. Kültür ve Turizm Bakanı olarak sizin gibi kadim bir sanatçıyla beraber olmak, görevin yanında apayrı bir şeref. Bu görevi ifa etmek de hayatımın en büyük gurur tablosu."

"TİYATROMU AÇACAĞIM AMA KİMLE OYNAYACAĞIM"

Tiyatro sanatçısı Özcan da hasta olmadığını, küçük rahatsızlıkları bulunduğunu, tiyatrosuna devam etmek istediğini belirterek, "Ama kimle oynayacağım. Göz göze oynardık, birbirimizin gözünden anlardık. Tiyatromu açacağım ama kimle oynayacağım" dedi.

Bunun üzerine kendisi de tiyatro sanatçısı olan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Birecik, "Baş üstüne, görev kabul ederiz. Bir çağrınız yeterli, şeref olur" ifadelerini kullandı.

Tiyatroya 50 yılını verdiğini dile getiren Özcan, "Her rolümün insanı oluyordum. Birdenbire Zehra Hanım geliyor oraya, sonra bir bakıyorsun Kraliçe Elizabeth. O insan olabilmek için ne mümkünse yapıyordum. Bizim mesleğimiz çok zor ve çok dikkatli çalışılması gereken bir meslek ama meslek yani" şeklinde konuştu.

Özcan, ödülü almaktan duyduğu mutluluğu ve hislerini, "Neler hissetmiyorum… Şimdi bir tiyatro sahnesi olsaydı, ne hissettiğimi  gösterseydim, katılırdınız gülmekten herhalde. 'Ben de artık buna layığım' diyorum. Hiçbir an durmadan mesleğimi yaptım. Onun için böyle oldu. Şans, şans, şans. Duruk bir kadın değildim, hep işimi yaptım. Bedia Muvahhit'i hep dikkatle izledim. Öyle bir mesleğim var ki benim, canım kadar… Hele şimdi ödül ne demek, dünyaları bana verdiniz. Çok teşekkür ediyorum milletime" ifadeleriyle dile getirdi.

“MESLEĞİNİZİ SEVECEKSİNİZ”

Genç tiyatroculara da tavsiyede bulunan Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Benim mesleğim, sevgi. Seveceksiniz. O zaman çok güzel olur. Ben 50 sene Şehir Tiyatrosu'nda çalıştım. Niye? Çünkü çok sevdim. Sonra kendi tiyatromuzu kurduk, o zaman da sevgiyle devam ettik. Sevmeden zaten hiçbir şey olmaz ama bizim mesleğimiz sevgi istiyor."

"SANATÇIYI, DEĞER VERME ANLAMINDA EN ÜST DÜZEYDE SELAMLAMAKTIR"

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Birecik de özel tiyatrolarla ilgili bir haberi paylaşmak istediğini belirterek, özel tiyatrolara en yüksek yardımın verilmesine ilişkin kararın 1,5 ay önce Bakan Topçu tarafından imzalandığını söyledi.

Birecik, kısa bir dinlenmenin ardından Gönül Ülkü Özcan'ı tekrar tiyatro sahnesinde görmek istediklerini ifade etti.

Özcan'ın alaylı ve cumhuriyet disipliniyle yetişmiş bir sanatçı olduğunu aktaran Birecik, "Bu disiplinler kaybolmasın diye nasıl bir alan çalışması yaparız Devlet Tiyatroları düzeyinde bunun araştırmalarına başlayacağım. Bu ödül, devlet düzeyinde, bir sanatçıyı değer verme anlamında en üst düzeyde selamlamaktır" diye konuştu.