Fahriye Evcen Kimdir? Nereli – Boyu – Yaşı – Dizileri – Ailesi

Takip Et:
Fahriye Evcen bu seferde Orta Asya’ya açıldı!
Fahriye Evcen bu seferde Orta Asya’ya açıldı!

Fahriye Evcen, 4 Haziran 1986 tarihinde Solingen Almanya’da doğmuştur. Türk dizi ve sinema oyuncusu.

Ismi: Fahriye Evcen
Doğum Tarihi: 4 Haziran 1986
Doğum Yeri: Solingen/ Almanya
Boyu: 1.70 m.
Kilosu:  55 kilo
Burcu: İkizler
Göz Rengi: Kahverengi
Saç Rengi: Siyah
Annesi: Hatime Evcen
Babası: Ramazan Evcen
Eşi: Burak Özçivit
Çocuğu: Karan Özçivit
Kardeşleri: Ayşen Evcen, Demat Evcen, Neşe Evcen
Instagram: https://www.instagram.com/evcenf/
Evcil Hayvanları: Kedisi var.

Ailesi:  Anne tarafından Çerkes orijinli, baba tarafından Kavala muhaciri.
2020 senesinde babasını kaybetti. 29 Haziran 2017 tarihinde kendisi gibi oyuncu Burak Özçivit ile İstanbul’daki Said Halim Paşa Yalısı’nda evlendi. 2019 Nisan ayında çiftin Karan ismini verdikleri oğulları dünyaya geldi. “ Ailem Almanya’da yaşıyor. Ben de işlerden fırsat tespit ettiğim zamanlarda yanlarına gitmeye çalışıyorum. Onlar da çok sık geliyor, çok sık fikir başka bir deyişle. En son ziyaretlerine gittiğimde, onlara uzaktan baktım ve ‘İtalyan ailesi gibiyiz’ dedim.
Gerçekten çok hoş.”

Çocukluk seneleri: Çocukluğunda Almanya’da ailesi ile güç zamanlar geçirdi. Bir görüşmesinde, yedi yaşındayken, Alman Neo-Nazilerin, Solingen kentinde Türklerin yaşadığı evleri yakmaya başlayınca, ailesinin noktaya değinmemek için evlerinin ışıklarını hep kapalı yakaladığını anlattı.

Eğitim yaşamı: Almanya Düsseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi Sosyoloji Kısmı’nde okurken dizi önerileri alınca, mektebi dondurup İstanbul’a yerleşti.
O sırada Aydoğan, Evcen’i yapımcı İbrahim Mertoğlu ile tanıştırdı böylece oyunculuk macerayı başladı.  Almanya Düsseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi Sosyoloji Kısmı’nde okurken dizi önerileri alınca, mektebi dondurup annesiyle beraber İstanbul’a yerleşti. “Sosyoloji, çok istediğim bir kısımdı, fakat ne yazık ki tamamlayamadım. Beş sene ara verdikten sonra tekrar mektebe dönmeye karar verdim ve dört ay gibi kısa zamanda imtihanlara hazırlanarak Boğaziçi Üniversitesi Tarih Kısmı’ne girdim.
Boğaziçi Üniversitesi’nin her kısmı mükemmeldir de tarih gerçekten efsane bir kısımdır. Çok sevinç alarak okudum.”

Oyunculuğa ilk adım: Televizyon serüvenine, 2005 senesinde ‘Asla Unutma’ dizisinde canlandırdığı ‘Pınar’ karakteriyle başladı.

Hangi proje ile parladı? 2013 senesinde ‘Çalıkuşu’ dizisinde canlandırdığı ‘Feride’ karakteri ile dikkatleri üzerine çekti.

Şahsiyet özellikleri: Duygusal, evcimen, tereddüt, tasarılı – programlı.
Yengeç azıcık daha duygusal ve içe dönük, İkizler ise dolaşmayı daha çok beğenir ve dışa dönük bir burçtur. Ben eve bağlı yaşayan biriyim ve çok duygusal olduğum zamanlar da olabiliyor. Pek Çok dostum ‘İkizler olduğuna inanamıyoruz’ diyor. İkizlerden gelen tek özelliğim; tereddütlüğüm.”

Sosyal: Boş zamanlarını ailesi ve kız dostları ile geçirmeyi hoşlanıyor. Seyahat etmekten de çok büyük zevk alıyor. “Çocukluk dostlarım ve üniversite dostlarımdan oluşan bir, iki grubum var.
Kız dostlar, olmazsa olmaz. Seyahat etmeyi de çok beğenirim, anında bagaj hazırlarım. Biri ‘Akşam bir yere gidiyoruz’ desin, hemen her şeyi organize ederim. Farklı yerler bakmayı çok seviyorum. Yaz aylarında dahi deniz tatilini çok seçmem. Genellikle kent ya da tabiat seyahatlerini beğeniyorum.”

Düşünce yapısı: Bu yaşına kadar geçen süreci en verimli biçimde değerlendirdiğini düşünüyor. “Ne zevklerimi göz ardı ettim, ne eğitimimi.
Her adımımda hoş işler bırakıyorum ardımda, bu ehemmiyetli benim için. Ve her şeyin yanında yaşamımda varlığıyla beni mutlu eden bir insan var, buna paha biçilemez.”

Sette nasıl birisi? Her karakterin uçları ve dipleri olduğunu düşünüyor. Bir rolü hafife alıp güç, rahat ya da basit diye nitelendirmemek gerektiğine inanıyor ve her projesinde bu bakış açısıyla hareket ediyor.
Hiç tanımadığın, tamamen dışarıdan bakıp kendinden bir şeyler tespit ettiğin ve nasıl biri olduğunu bilmeye çalıştığın biri. ‘Uç karakter’ denince akla hastalıklar, rahatsızlıklar ya da alışkanlıklar geliyor ama reelinde her rolün kendine göre alışkanlıkları, istekleri var. Bunların hepsi senin bugüne kadar kendinde deneyim etmediğin gidişatlar, dolayısıyla ben her karakterin kendi içinde uçları olduğunu düşünüyorum.”

Mutluluk kaynağı: Dünyanın dört bir tarafındaki hayranlarından baktığı ilgi en büyük mutluluk kaynaklarından bir tanesi.
Onlarla beraber yaşamadığın sürece nasıl bir bağ kurduklarını kavramak çok güç ama alakaları gerçekten de mutluluk veriyor. Arap ülkeleri, sinema filmleri de dâhil her projeyi yakından takip ediyor. Onlar şu anda en faal kitlemiz. Çalıkuşu’ndan sonra aynı alakayı Rusya ve Ukrayna’dan da bakıyoruz. Balkan ülkeleri de Yaprak Dökümü’nden bu yana yakın takipte. Gelen yorumlar çok coşturucu. Yalnızca kendi kültürümüze değil, öteki kültürlere de hitap etmek mükemmel bir duygu.”

İlk sinema filmi: Biray Dalkıran / Cennet

Aşka bakışı: “Tabii ki aşıkken yaşam enerjinde değişiklikler oluyor, iç enerjin değişiyor.
Aşık olmak seni besleyen, sana belki de hiç olmadık bir yerde esin veren, bazı şeylere değişik bir gözle bakabildiğin çok hoş bir duygu. Bende yarattığı tesir de böyle oluyor. Benim için ilişkide tek bir olmazsa olmaz var, o da hürmet. Hürmet olduğu sürece yanlış giden hiçbir şey olmaz. Karşındaki insana, kendi benliğine ve onun benliğine hürmet dinlediğin sürece hiçbir biçimde yanlış yapmazsın.”

Yaşama bakışı: Kendisiyle ve yaşamın ona sundukları ile barışık.
Bir de gülebildiğin sürece, kendinle barışık olamayacağın hiçbir gidişat yok. Ben yaşamla, kendimle, hayatımdaki inişler ve çıkışlarla son derece barışık yaşıyorum aleneni.”

İş yaşamına bakışı: Ünlü olmanın birtakım zorunluluklarının olduğunu düşünüyor ancak bunları lüzumluluk olarak bakmıyor. “Yaptığımız işin en büyük güçlüklerinden biri çalışma saatleri diyebilirim. Geri kalan zamanını ya da proje olmadığı dönemleri iyi değerlendirirsen, bunu da dengede yakalayabilirsin.
Ben hiçbir zaman özel yaşamımla işimi birbirine karıştırmadım.”

Kariyer tasarıyı: Yaşadığı sürece oyunculuk yapmaya devam etmek istiyor, günün birinde işini bırakmak zorunda kalırsa çok üzüleceğini düşünüyor. “Öyle bir şey olmasın, gerçekten çok üzülürüm. Ütopik bir gidişattan bahsediyorsak, sanıyorum tarihle alakalı bir şeyler yaparım. Akademisyen olurum büyük olasılıkla. Bu işi yapmasaydım netlikle mektepte kalmayı seçim ederdim.”

Modayı takip ediyor mu? Modadan ziyade kendisine yakışanı giymeyi seçiyor.
“Kundura seçimim günlük sneaker veya deri bootie’ler oluyor genelde.  Yok denilebilecek kadar ince takılar kullanmayı hoşlanıyorum. Ve tabii ki sıhhatli ve parlayan bir cilt, hafif bir makyaj ve bakımlı görünen saçlar da stilimi bütünleyen unsurlar. Rahat bir stilim var. Dolabımın olmazsa olmazları zamansız tasarımlar. Bu stil parçalarla kendi tarzımı daha basit yaratabiliyorum. Günlük trendleri uygulamaktansa beni yansıtan parçalar tercih etmek daha eforlu geliyor. Her kadının olmazsa olmazı siyah benim de gözdem.
“Gerçeğinde iştahlı bir insanım, yemek yemeyi hoşlanırım fakat kendime ait bir beslenme kumpasım var, onu uyguladığım sürece hiçbir kasvet olmuyor. Spor da çocukluğumdan beri hep yaşamımda olmuştur. Lise dönemine kadar basketbol oynadım. Her türlü sporu yaptım sayılır gerçeğinde. Bundan haricinde crossfit ve pilates yapıyorum. Bir buçuk, iki sene evvel de kickbox’a başladım. Çok işe yarayan bir spor, hoş bir bulgu oldu. Çalıştığım dönemler çok fazla yapamıyorum ama boş olduğumda kesinlikle spor yapıyorum.
Bir kadının cildi ve saçı çok ehemmiyetli diye düşünüyorum. Ben de cildim ve saçım mevzusunda çok itinalıyımdır. İşimiz gereği çok fazla makyaj yapıyoruz ve ekstra itina göstermemiz gerekiyor. Hem cildimi hem saçımı içten ve dıştan besliyorum. Bol su içmeye dikkat ediyorum ve ıslatıcı gibi cilt bakım mahsullerimi asla bakımsızlık etmiyorum.”

Evde ne yapar?  Hafta sonları ya da set olmadığı zamanlarda kendisini fazla bitkin seziyorsa şayet, evden hiç çıkmadan dinlenmeyi seçiyor.
Genellikle bilgi içerikli kitaplar okumayı hoşlanıyor. “Mektep döneminde de tarih dışında başka bir şey okumaya fırsatım olmuyordu. Tarihle alakalı dört sene süresince o kadar çok şey okudum ki, bende bir alışkanlık yarattı. Şu anda da genellikle tarihle alakalı kitaplar okuyorum.”

Hangi filmden etkilendi? Başta Yeşilçam filmleri olmak üzere daha evvel izlediği filmleri yine izlemeyi çok hoşlanıyor. “Münir Özkul’u çok hoşlanırım mesela, çok değerli bir sanatçı.
Yeni filmlerden de azıcık zaman geçtikten sonra izleyeceklerim var, mesela ‘Yıldızlararası’. Ayrıca, ‘Büyük Budapeşte Oteli’ ve ‘Birdman’ de çok iyi ve tekrar izlenecek filmler.

Neye para harcar? Harcamaları mevzusunda çok tasarılı ve programlı hareket ediyor. Geleceğini düşünerek parasını değerlendirmeye çalışıyor.

TELEVİZYON DİZİLERİ

2005 -Asla Unutma / Pınar

2006-Hasret /Songül

2006/2010 -Yaprak Dökümü /Necla Tekin Aydinoğlu

2011 -Palavracı Bahar/Zeynep Karaman

2012 -Veda /Mehpare

2013/2014 –Çalıkuşu/Feride

2014 -Kurt Seyit ve Şura /Murka/Mürvet

2017 -Can Verene Kadar /Selvi Nardan

SİNEMA FİLMLERİ

2008-Cennet / Kız

2008 -Aşk Yakalanması /Pınar

2010-Takiye: Allah Yolunda /Sevde Aksu

2010 -Sinyora Enrica ile İtalyan Olmak /Genç Sinyora Enrica

2012 -Evim Sensin /Leyla

2015 -Aşk Sana Eş /Deniz

2017 -Ebedi Aşk /Zeynep

ÖDÜLLERİ

2018-YILDIZ TEKNIK ÜNIVERSITESI Senenin Yıldızları Mükâfatları /En Sevilen Kadın Film Oyuncusu /Evim Sensin

2018- MGD 19.