ÇAĞATAY ULUSOY VE ARAS BULUT İYNEMLİ ‘İÇERDE’Yİ ANLATTI

0

Çağatay: Ama sen de çok iyisin! Şimdiye kadar silah kullanmamış olabilirsin ama pek çok karakter canlandırdın. Peki Mert’te seni çeken şey ne oldu?

 

Aras: Mert karakterinin şöyle bir durumu var, çok yalnız bir adam. Sevgisiz büyümüş. Çok küçükken kaçırılmış, dilendirilmiş. Hikâyeyi fazla anlatmayayım ama “Temelde sevgisizlik motivasyonu acaba nasıldır?” sorusuna yoğunlaştım, onu çok merak ettim. Kaçırıldığı, sokakta dilendirildiği zamanlarda neler yaşadı, bununla nasıl mücadele etti, bunları merak ettim. Mert’in yalnızlıkla sürekli bir mücadelesi var. Her şeyi ti’ye alıyor çünkü geçmişine yönelik takıntılara sahip olursa işin içinden çıkamayabilir, zor bir hayat yaşamış. “Gülmek en önemli sakinleştiricilerden biri” derler, Mert de gülerek hallediyor durumları…

 

Çağatay: Ben tabii ki heyecanlıyım. Karakteri, senaryoyu ilk okuduğumda Sarp’ın yani kendi karakterimin ve genel senaryo matematiğinin, duygusunun çok yüksek olduğunu gördüm. Beni en çok yükselten de yaşadığı acılara, zorluklara rağmen ayakları bu denli yere sağlam basan, güçlü, azimli bir karakter olmasıydı. Kendi içimde şunu sordum: “Bu adam bu kadar acıya rağmen nasıl böyle düzgün kaldı?” Karakterlerin hepsi çok derin işlenmiş. Her karakterin kendine özgü çok kuvvetli hikâyesi var. Karakteri sevdim ve sorular sormaya başladım.

 

Aras: Amerika’dan döner dönmez role hazırlanmaya başladın… Neler yaptın hazırlık için?

 

Çağatay: Aslında hazırlık aşaması 5-6 ay önce başladı. Amerika’dayken ufak çaplı eğitimler aldım. İmaj değişikliğine gidildi, saçım kısaldı. Seninle beraber silah ve yakın dövüş dersleri aldık biliyorsun. (Gülüyor.)

Habertürk