Beyoğlu Sineması Festival Tadında Bir Haftayla Yaza Veda Ediyor

Takip Et:
Beyoğlu Sineması Festival Tadında Bir Haftayla Yaza Veda Ediyor
Beyoğlu Sineması Festival Tadında Bir Haftayla Yaza Veda Ediyor

Beyoğlu Sineması, festival tadında bir haftayla yaza veda ediyor. Parix, Texas’tan A Separation’a, Apocalypse Now’dan Portrait of a Lady on Fire’a, sinema sevlerin gönlünde yer etmiş 11 film, 2-8 Ekim’de Beyoğlu Sineması’nda!

Pandemi sebebiyle kapalı kaldığı üç buçuk ayın ardından Covid 19 temkinlerine özel tertip etmelerle kapılarını yine açan Beyoğlu Sineması, sinema dünyasından unutulmaz filmleri beyazperdede sinema sevlerle buluşturmaya devam ediyor.
90’ların ortasında 20 dansçı, üç günlük bir prova için ormandaki yatılı bir mektepte bir araya kazanç. Birbirini yeni tanıyan takım provalar dışında da cümbüşlü süre geçirirler. Provalar bitmesinin ardından ufalamadan evvel son bir parti tertip ederler. Fakat alkollerin sayısı çoğaldıkça içlerinden kimileri ilginç tavırlar sergilemeye başlar. Gençler bir müddet sonra tamamen hakimiyetlerini kaybeder. Artık onların içine düştükleri girdaba katlanmaları neredeyse ihtimalsizdir.
Bir çok şenlikten büyük methiyeler alarak parçalayan film, özellikle başrol oyuncularının zaferli performanslarına sırtını yaslıyor. Simin, kocası Nader ve kızı Termeh’le beraber İran’ı terk etmek istemektedir. Nader’in Alzheimer hastası babasını bırakmayı yalanlaması üzerine boşanma davası açan Simin, dava arzı yalanlanınca anne babasının evine gider. Termeh ise babasıyla kalmaya karar vermiştir. Nader kızına ve babasına bakması için hamile bir genç bayanı meblağ; ama bu gidişat daha fazla meseleye yol açacaktır.

Soğuk Savaş – Cold War – Zimna wojna

Adamla bayan, savaştan virane hâlinde çıkan Polonya’da karşılaşır.
50’li senelerin Polonya, Berlin, Yugoslavya ve Paris’inin soğuk savaş atmosferini kendine fon edinen Cold War; siyasi fikir, şahsiyet özellikleri ve mukadderatın işveleriyle savrulan bir çiftin, imkânsız zamanlarda geçen imkânsız aşk hikâyesi.

Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi – Portrait of a Lady on Fire

Portrait de la jeune fille en feu, 18.
Marianne, izole bir adada yaşayan genç bir ressamdır. Genç bayan bir gün, manastırdan yeni ufalayan Heloise’in düğün portresini yapmakla görevlendirilir. Ancak portresinin yapıldığından Heloise’in haberinin olmaması gerekmektedir. Marianne, kendisine verilen misyonu harfiyen yerine getirmek zorundadır ve bu yüzdenden gündüzleri Heloise’i izleyip, geceleri portresini yapmaya karar verir. Bu gidişat isteksizce evlenmek üzere olan Heloise’in, gelmekte olan düğün evveli son hür anlarını Marianne ile geçirmesine neden olur.
Travis, içine kapanık bir adamdır. Ruhunda sakladığı şeyleri dışavurmaktan büsbütün sakınmaktadır. Kimsenin gitmeyi dahi düşünmeyeceği yollardan yürümektedir. Bir gün Travis’in kardeşi onu tekrar çağdaş dünyaya davet eder. Kendi oğlu dahil herkes onu beklemektedir. Travis yine yollara düşecektir elbette ki; ancak evvelki maksadı uzun bir zamandır bakmadığı daha önceki karısını tespit etmek olacaktır. Wim Wenders’ın şaheseri yol filmi kalıplarını apayrı bir ebada taşıyor.

Amerikan Düşü – Arizona Dream

Axel Blackman, ailesi can verince New York’a yerleşip büyük bir balıkçılık şirketinde enteresan bir işe girmiştir.
Zira evlenecektir ve Axel’in nikahta sağdıcı olmasını, sonrasında da işini devralmasını istemektir. Genç adam New York’un antitezi olan Arizona’ya vardığında onu apayrı renkler beklemektedir. Leo Amca’nın, iki ayrı kadının ve kendisinin hayalleri arasında sıkışıp kalacak mı yoksa çıkış yolunu tespit edebilecek mi?

Avrupa’daki zaferli kariyeri ardından Amerika topraklarında, Amerika’nın akılda oyuncularıyla sürüklediği Arizona Dream, Kustirica’ya 1993 Berlin’inde hem Altın Ayı hem de Jüri Özel Ödülü’nü getirdi.
Fobisizlik kapsayan bir cins müsabakadır bu oyun. Cüretkar marifetlerini ortaya koyarak birbirlerini yenmeye çalışırlar. Sophie’nin Polonya orijinli olduğu için ırk ayrımı yapan çocuklarca tacizi ve Julien’in hasta annesi ve meseleli babası sebebi ile yaşadıkları, her ikisini birbirlerine daha da fazla yakınlaştırır. Bu oyun aracılığı ile sık sık birbirlerinin acılarını dindirmek için gayret sarf ederler. Ancak bir açıdan bu oyun, onların birbirleri için yaratılmış olma olasılıkları aslını atlatıyor da olabilir.

Straight’in Hikâyesi – The Straight Story

Alvin Straight oldukça sıradan, yaşı geçkin bir adamdır.
Bu ufak ailenin pek parası yoktur ayrıca Alvin diyabetlidir. Yaşı sebebiyle araba kullanamaz, kendi başına yürüyemez haldedir. Ancak tüm bunların karşısında inatçılığıyla dayanmaktadır. Bir gün gelen bir telefonla on yıldır hiç konuşmadığı abisinin kalp krizin geçirdiğini bilir. Bunun üzerine çim biçme makinasını alarak kmlerce sürecek bir yolculuğa çıkar. David Lynch tüm filmografisine inat, dümdüz ve sıcacık bir filmle seyircinin karşısında.

Buena Vista Social Club

Kendi ülkelerinde her biri ayrı birer efsane olan dört ad… Compay Segundo, Ruben Gonzales, Ibrahim Ferrer, Omara Portuondo ve Eliades Ochoa ve kurdukları unutulmaz grup Buena Vista Social Club… Akılda rejisör Wim Wenders’ın geniş bir perspektiften ve arşivdeki görüntülerin eşliğinde turne ve konser zamanlarını bir evraksala dönüştürdüğü Buena Vista Social Club, dokümansal Oscar’ı adayları arasında da kendini göstermişti.

Apocalpyse Now Final Cut

Francis Ford Coppola’nın efsanevi yapıtı Apocalypse Now, rejisörün kurguladığı Final Cut versiyonu ile, restore edilmiş olarak tekrar seyirci karşısına çıkıyor.
senesine özel olarak olarak gösterilecek film Marlon Brando, Martin Sheen, Robert Duvall, Laurence Fishburn, Harrison Ford ve Dennis Hopper gibi mükemmel oyuncuları da bünyesinde barındırıyor. Filmin hikâyesi, Vietnam’da misyon yapan bir Amerikan askerinin, kendini yaradan bülten etmiş firari bir özel tim albayını öldürmekle görevlendirmesi ile başlıyor.

Annem Hakkında Her Şey – All About My Mother – Todo sobre mi madre

Madrid’te yaşayan yalnız bir anne olan Manuela, henüz 17 yaşındaki oğlunun doğumgününde yaşamını kaybetmesine şahit olur.
Oğlunun günlüğünü okuyan Manuela ardından Barcelona’ya gidip oğlunun babasını aramaya koyulur. Bu süreçte yaşayacakları aşk, arkadaşlık ve efkâr dolu anlara neden olur.  İspanyol sinemasının bile rejisörü Pedro Almodóvar’ın beynelmilel arenada da büyük akustik uyandıran filmi, son derece üzüntülü ve de cümbüşlü bir şaheser.

.