Alfred Hitchcock Filmleriyle Sinematik Dilin Oluşumu

Takip Et:
Alfred Hitchcock Filmleriyle Sinematik Dilin Oluşumu
Alfred Hitchcock Filmleriyle Sinematik Dilin Oluşumu

Alfred Hitchcock filmlerini mercek altına alan video essay, akılda rejisörün bugünün sinematik dilini ve film gramerini nasıl oluşturduğunu gözler önüne seriyor.

Sinema tarihinin en ehemmiyetli ve yenilikçi rejisörlerinden biri olan Alfred Hitchcock, bugünkü film gramerinin yaradılışının liderlerinden biri. Filmlerinde kullandığı kamera hareketleri, kurulum teknikleri, oyunculukta aksiyona dayalı hikâye anlatıcılığı Hitchcock’un filmlerini eforlu kılan unsurlardan.
The Discarded Image kanalının hazırladığı video essay, Hitchcock’un sinemada görsel dilini nasıl eforlu kullandığını inceleme ediyor. Diyalog ve müziklere çok fazla direnmeden dolaysız olarak görüntü ile kurduğu anlatım şekli filmdeki hikâyeyi anlatmaya yetmektedir.

Hitchcock, hikâye anlatımını görsel olarak oluştururken karakterleri içerisinde bulundukları etraftaki objelerle niteler.
Akılda rejisörün filmlerindeki bu kullanım onun sinematik dilini oluşturur.

Alfred Hitchcock Filmlerinde Anlatının Görsel Olarak Kurulması

Eforlu karakterleri yaratabilmek için ona eforlu paradokslar ilave etmek senaryo giriş derslerinde kesinlikle üzerinde durulan bir noktadır.
Kolay bir sahnede bu paradoksları seyirciye anlatmak için Hitchcock, kamerayı kullanır. The Birds filminde, bir karakterin öbür karakterlerle kurduğu diyaloglarda kesme olmadan onun suratını inatla göstermesi Hitchcock’un besbelli yaptığı bir seçimdir. Vertigo’da ise Madeleine’i ekranda baktığımız ilk anda yakın tasarısının ekranda geniş bir yer yakalaması karakterin tesirini artırır. Film süresince bunu meblağlı bir biçimde yineleyerek de bu anlamı kuvvetlendirir. 

İzleyiciyi karakterin yerine koyarak film ile daha fazla aynılık kurulmasını sağlamak Hitchcock’un çok sık yaptığı bir şeydir.
Karakterler ile bağ yaratmak için filmin başlarında ve ortalarında eş montajların benzer görsellerle yapılmasını seçim eder. 

Hitchcock’un filmlerinde sıklıkla müracaat ettiği kamera tekniklerinden biri de tepeye koyduğu kamerası ile yüksek bir fikir açısından sahneyi izletmesi. Sahnenin gerilimini artırmak kamera yukarıya doğru kayarken aynı zamanda izleyiciyi karakterleri tepeden izlemeye davet eder ve yaradansal bir bakış açısı sunar. Sahnelerde ise özellikle bu ekstra geniş tasarıları sahneyi en başta mekânsal olarak belirlemek yerine sahne sonlarını vurgulamak için kullanır.
İzleyicinin dikkatini bir noktaya toplarken sonradan kesme olmadan geniş tasarıya geçmesi veya bütün tersi sırada yaptığı bu manipülasyon Hitchcock’un izleyiciyi afallatarak vakayı anlatması bakımından ehemmiyetlidir.

The Discarded Image kanalının hazırladığı video essay, rejisörün filmlerindeki sahnelerden örneklerle film gramerini nasıl oluşturduğunu anlatıyor. Video essay’i buradan seyredebilirsiniz.

Kaynak: The Discarded Image

.