ARDA TURAN: ABDEST ALMADAN MAÇA ÇIKMAM!

0

Yaz döneminde Atletico Madrid’den Barcelona’ya transfer olan, ancak Katalan ekibinin transfer yasağı nedeniyle ocak ayına kadar formasından uzak kalacak Arda Turan artık gün sayıyor.

Yeni yıl itibariyla Nou Camp’ın çimlerine ayak basacak olan yıldız futbolcu, geçtiğimiz hafta Türkiye’nin Katar’la oynadığı maç sonrası Doha’da The Peninsula gazetesinden Feyza Gümüşlüoğlu’nun sorularını yanıtladı.

İşte o röportaj:

Futbola ne zaman ve nasıl başladın?

199 yılında Galatasaray altyapısında futbol başladım. O zaman 12 yaşındaydım. 2000’lerin başında o dönemin teknik direktörü Fatih Terim sayesinde profesyonel sözleşme imzaladım. O zamanlarda futboldan para kazanmaya başladım. 2001 yılından beri de milli takımlarda forma giyiyorum. Babam ve amcamda yetenekli futbolculardı. Profesyonel değillerdi ama amatör olarak oynadılar. Yani aileden bir futbola yatkınlık var. İstanbul’un küçük bir semti olan Bayrampaşa sokaklarında futbol oynayarak büyüdüm. Sokak kültürünü edindim. Yetenekli bir çocuktum. İnsanlar benim yeteneğimi her zaman takdir ederdi.

Barcelona bir futbolcunun erişebileceği en yüksek seviye. Şimdi ne olacak?

Ben her zaman yaptığım şeyleri eğlenerek yapmak istiyorum. Şimdi ise en iyi ve özel takımlardan birindeyim. Ama her zaman daha fazlası var benim için. Şimdi takımımla tüm kupaları kazanmak istiyorum. En iyiler listesinin bir parçası olmak istiyorum ve Türkiye ile birlikte Avrupa’da dünyada şampiyonluk yaşamak istiyorum. Kendimi geliştirip deneyimlerimi ülkemdeki genç yeteneklerle paylaşmak istiyorum.

Barcelona’da oynamayı hayal ettin mi?

Elbette… 2012’deki röportajımda bir gün Barcelona’da oynamak istiyorum demiştim. O zamanlar bana gülenler oldu ve ciddiye almayanlar oldu, çünkü onların hayal güçleri yeterince büyük değil. Ayrıca Allah’a rüyalarımı bana bağışladığı için şükrediyorum.

Seni buraya getiren şeyler nedir? Şans, yetenek veya başka bir şey…

Her şey Allah’tan gelir. İnanç benim için çok önemli. Bazıları için çok olmayabilir buna saygı duyarım. Ama ben inançlı biriyim. İkinci olarak çok çalışmak. Ben çok disiplinli bir oyuncuyum. İnsanlar benim haylaz biri olarak düşünse de ben çok çalışkan bir adamım. Hiç bir zaman ailemi üzecek bir davranışta bulunmadım. Başka insanlara asla zarar vermeyi düşünmem. Bazı hatalarım tabi oldu, ama kendim için garanti verebilirim.

Profesyonel kariyerinde pişman olduğun şeyler yaptın mı?

Gençken bir takım hatalarım oldu tabi. Ayakkabı fırlatmak, rakibe kafa atmak gibi. Bunlar tabi hataydı ama hiçbir zaman alışkanlığa dönüşmedi. Bunlar yalnızca genç bir adamın düşüncesizce davranışlarıydı.

Maça çıkmadan önce yaptığın şeyler var mı?

Kesinlikle dua ederim. Gusül abdesti alamdan maaç çıkmam. Sahaya sağ ayakla çıkarım. Şans getirmesini düşündüğüm bir uğurum yok. Her maç öncesinde Yasin dinlerim. Maç öncesinde 15-20 dakika özel ısınma zamanım var. O arada dinliyorum. Bana futbolun çok önemli olduğunu, ancak hayatta daha önemli şeyler olduğunu hatırlatıyor.

Futbolcu olmasaydın ne olurdun?

Avukat, bakan ve belki başbakan… Aslında çocukken hep pilot olmak istedim ancak bu hayalimden gözümdeki rahatsızlık yüzünden vazgeçtim. Hep ülkeme hizmet edebileceğim bir şeyle yapmanın hayalini kurdum. Benim için en önemli kriter buydu.

Bir gün Galatasaray’a dönmeyi düşünüyor musun?

Ben Galatasaray’la büyüdüm. Benim için her zaman özel olacaklar. Bir gün Galatasaray’a döneceğim diyerek kadere hüküm sürmek istemem. Geleceği Allah bilir. Ama Galatasaray benim kalbimin derinliklerinde bir yerde…

Türkiye Milli Takımı’nın da formasını giyiyorsun Son yıllarda kötü sonuçlar aldınız, neden?

Yeni jenerasyonla bir çıkışımız oldu. Kardeşlerimiz oldukça genç. Zamanla deneyimleri artacak ve şimdi hepsi profesyonel futbolcu. Bu başarıyı getirdi. Türk insanı çok yetenekli, her alanda… 80 milyon nüfusa sahibiz ve çoğunluk genç. Büyük potansiyelimiz var ancak fu yalnızca futbol, basketbol ve voleybolla sınırlandırılıyor. Belki bu sebeple birçok cevheri gözden kaçırıyor olabiliriz. Genç ve yetenekli kardeşlerimiz deneyimle birlikte harmanlandıkça Avrupa Şampiyonluğu kazanmamamız için sebep yok.

Önce Atletico Madrid şimdi ise Barcelona… Avrupa’nın en iyi kulüplerinde oynadın. Onları özel yapan nedir? Daha yetenekli olmaları mı?

Oralarda sistem ve mentalite çok farklı. Türkiye’de skorlara göre günlük fikirler değişir. Avrupa’da böyle bir durum yok. Bir kulüpte 30-35 yıl çalışan görebilirsiniz. Türkiye’de alışılmış şeyler değil bunlar. Eğer 6 ay başarısız kalırsanız, gönderilirsiniz bu net. Biz Türk olarak sabırsız bir ülkeyiz. Çok çalışamay saygı duymayız, günlük skorlar önemlidir. Bizim temel problemimiz bu.

Fanatik

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here