KUDDUSİ MÜFTÜOĞLU: BİZDE CEZA SİSTEMİ YOK, TÜM HAKEMLERE GÜVENİYORUM

0

Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Kuddusi Müftüoğlu, gündemdeki olaylara dair açıklamalar yaptı.

TRT Spor’da yayınlanan Stadyum programına katılan Müftüoğlu, çarpıcı ifadeler kullandı;

"Her hakemin gönlünde MHK başkanlığı yatar. Ama sürpriz oldu tabii ki. Türkiye’de 10 bine yakın hakem, gözlemci ve mentör arkadaşımız var. Önemli bir ekip oluşturduk biz de. Bünyamin Gezer, benim çok değerli bir arkadaşım. Değerli de bir hakemdi. Ekibimde yer alıyor. İyi bir ekip oluşturduk. Çok yetenekli ve kabiliyetli arkadaşlarımız var."

"Biz sezona 39 hakemle başladık Süper Lig’e. 33’üne görev verdik. Geçen sene rakamlar 42’de 28 idi. Süper Lig’de hakem sayısı 39’dan 22’ye düşecek. Profesyonellerin sayısı da artacak. Profesyonel hakemliğin avantajlarını görüyoruz. Hakemlerimizin tüm konsantrasyonunu hakemliğe vermelerini sağlıyoruz bu şekilde. Hakemlikte en önemli şey maç yönetmektir. Ayda 1 maç yöneten hakemden, başarılı olmasını bekleyemezsiniz."

"Görev verdiğimiz genç isimler, Türk hakemliğinde geleceğin yüzleri olacaklar. Gözlemci notları paylaşılmıyor. Bu bizim değil, FIFA ve UEFA’nın koyduğu bir kural. Maç sonunda gözlemciler ve hakemler, görüntüler üzerinden tartışmalı pozisyonları değerlendiriyorlar. Maçta siyah-beyaz hata yapan hakeme, gözlemci ona göre not veriyor ve bir sonraki hafta görev vermiyoruz. 11 haftada, hakemlerimiz 21 tane siyah-beyaz hata yapmış. Tecrübeli hakemlerimiz daha çok hata yapmış. Ama bunda, tecrübeli hakemlerin daha zor maçlara atanmasının da etkisi var."

"Almanya’da 18 takım, 20 hakem var. İngiltere’de 20 takım, 18 hakem. Bizde ise 18 takım, 39 hakem var. Hiçbir hakemimiz, ‘Daha çok maç alıp, daha çok kazanç sağlayayım’ demiyor. Başarılı olmak istiyor."

"Avni Aker’de olayların yaşandığı gece, UEFA görevlileri ile resmi yemekteydik. Maçı da izliyordum bir yandan. Maç sonu telefonum hiç susmadı. Ancak ben cevap veremedim resmi yemek olduğu için. Sonra hakemimizi aradım. Maç biter bitmez, hakemler odasına girer ve kapıyı kapatır. Sıcak ortam ve kimsenin girmesini istemeyiz."

"Tüm hakem ailesi olarak üzüldük. Yaklaşık 4 saat o odadan çıkamamak, bizi üzdü. Kapı kitli değil, ancak görevli, dışarıda kalabalık bir taraftar grubu olduğunu belirtmiş. Çıkartmamış. Hakem dışarı çıkmak istiyor. Hiçbir statta böyle bir şey yok. Fiziki bir müdahale yok. Hiçbir saldırı yok. Hakemlerin, koridorda yöneticilerin ettiği küfürleri duyuyorlar tabii. Ama darp yok. Sonuç olarak bu maçta yaşananlar bizi üzmüştür. Normalde yarım saatte çıktığımız yerden çıkamadık. Üzücü. Vali ve emniyet müdürlüğü ile görüşülmüş orada. Beklemeleri gerektiği söylenmiş. Ama bu normal değil. Hakemlerimizin psikolojisi şu an iyi. En yakın zamanda görev vereceğiz. Moralleri yerinde."

"TFF, zaten gerekli yaptırımları yaptı. Bunca yapılandan sonra biz tepki verme gereği görmedik. TFF’nin gerekli tepkiyi koymasından dolayı, hakemler olarak bir tepki göstermek istemedik. Yönetmelikler var, yasalar var, TFF’nin ciddi kararları var. Bizim yapabileceğimiz bir şey yok. Biz bazı kulüp idarecilerin konuşmalarına göre hareket edemeyiz. Hakemlerimiz bireysel olarak dava açmayı düşünmüyorlar. Zaten savcılar soruşturma başlattı."

"Müsabakalarda hakem hataları oluyor. Hakemlerimiz en iyi şekilde hazırlanıyor. Ve birçok karar veriyor. Hiçbir hakem arkadaşımız, art niyetli değil. Hepsine kefilim. Bazen talihsiz, şanssız pozisyonlar olabiliyor. Maalesef bu sezon çok fazla yaşadık."

"Cüneyt Çakır, gurur duyduğumuz hakemlerimizden birisi. 3-4 tane ülkeden teklif var, final yönetsin diye. Ben hepsine kefilim. Atamalarını da biz yapıyoruz. İdarecilerimizin bakışları önyargılı. Bütün arkadaşlarımız, her gün çalışıyor. En iyisini vermek için sürekli bir araya geliyoruz. Kararlar sonucu etkilediği için bu kadar tepki verildi."

"1,5 ay önce İbrahim Hacıosmanoğlu federasyona geldi, konuştuk kendisiyle 1 saat. Ben kendisine gerekli bilgileri aktardım. Bizim görevimiz bu zaten. Bizde ceza sistemi yok. Biz hakemlerimizi cezalandırmayız. Bütün maçlar, bizim için hassastır. Hakemlerimiz en iyisini vermek için çalışıyor. Hakemlik yapan çok iyi bilir. Maç öncesi biz telkinde bulunmayız. Bu söz konusu değil. Hakemlerimiz maçları bittikten sonra beni arıyorlar. Kendileriyle konuşuyoruz."

"Deniz Çoban’a çok üzüldüm. Kendisini aradım, ulaşamadım. Yardımcı hakemi aradım. UEFA ve FIFA kuralları gereği basına demeç vermemiz yasak. Çıkıp bunu yapması doğru değildi. Hem maçtaki performansı iyi değildi. Hem de maç sonu yaptıkları doğru değildi. Bize sormadan da bıraktı. Özür dilemek tabii ki bir erdemdir. Ama her maç sonrası çıkıp açıklama yaparsak, işimizi yapamayız. Çok olağanüstü bir pozisyon olur, çıkar bunu açıklarız. Ama her pozisyon için çıkıp açıklama yapamayız."

Fanatik

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here