NİLGÜN BELGÜN: “DOĞAL VE SAHİCİ BİR KADINIM”

0

Nilgün Belgün’ün Vatan’da yayınlanan röportajı…

Dile kolay 41. sanat yılınız… Bunca yılın ruhunuza neler kattığını nasıl tarif edersiniz?

Bunca yıl benim ruhumu geliştirdi. Oyunculuk kişilik kazandıran bir şey. 41 yıl boyunca tek başına bir kadın, büyük de bir mücadele aynı zamanda. Hem yalnız bir kadınsın, hem sanatçısın ve de tiyatrocusun. Bu sanatsal mesleklerin arasında en zoru. Bu işin içinde savaşmak diye bir şey var. Ama ben hep hayatımı tiyatroya endekslediğim için ruhumu çok iyi besleyerek bu 41 yıla geldim. Ama hayatın içinde çok zorlandım… Ne olursa olsun hep mutlu olarak çıktım hayatın içinden, çünkü oyunculuğu ve tiyatroyu çok seviyorum.

41 yıl boyunca hep profesyonel miydiniz yoksa amatörlüğünüzü korudunuz mu?

Hayatım boyunca profesyonel davrandım ama amatör bir ruhla. Ruhum amatör olmazsa sırf profesyonellikle çok yapay bir oyunculuk olur. İşini en iyi yapmak için profesyonel olmak şart. Orada amatörlüğe izin vermez. Amatör bir ruhun olmazsa, yeterince insanlara dokunamazsın, uzakta kalırsın.

Ünlü olma hayalim yoktu

İmza işiniz olarak neyi tanımlarsınız?

Tabii ki tiyatroyu tanımlıyorum. Bir sürü iş yaptım, sanatın içinde yapmadığım iş kalmadı. Ama benim imzam tiyatrodur. Kendimi en iyi hissettiğim yer, ruhumun aklandığı yer, evimde hissettiğim yer tiyatro. Hiç de bırakmayı düşünmedim. Bu tiyatro aşkım yüzünden bir diziden kovuldum. Hiç param yoktu, o diziden para kazanıyordum. Yapımcı “Tiyatroyu bırak, çünkü asıl parayı buradan kazanıyorsun” dedi. “Ben bırakamam orada başrol oynuyorum, tüm ekip ortada kalır, mümkün değil” dedim. O da beni kovdu.

Mesleğin başındaki hayallerinize ulaştınız mı?

Tek bir hayalim vardı o da iyi bir oyuncu olmak. Şöhret olmayı falan düşünmüyordum. Çünkü tiyatrodan şöhret olunmayacağını biliyordum. Ben çok iyi bir oyuncu olmak üzere çıktım sahneye. Ama tesadüfler ile birden bire ünlü oldum. Yola çıkışım para kazanmak ve ünlü olmak üzerine kurulu değildi. Çok şükür ki hayallerim oldu.

Alımlı kadınların da zeki olabileceğini gösterdiniz… Bu yargıyı kırmak çok mu zordu?

Komedyenler çirkin kadınlardan seçilirdi. Güzel fiziği olan bir kadın olarak komedide başarılı oldum. Bunu kırmak kolay bir şey değil ama ben bunu farkında olmadan kırdım. Hatta bana Seren Serengil dedi ki “Sen neden komedyen oldun, komedyen çirkin kadından olur, sen güzelsin.” Hiç ilgisi yok. Komedyenin her türlü oyunu oynar anlamına gelir. Komik değildir anlamı. Onun için komedyen güzel ya da çirkin olmuş tartışılmaz. Algıları kırmış oldum. Çok güzel bir kadın olarak kendimi görmedim, ama yüzüne bakılır biriyim.

Kendi kendimi iyileştiririm

Güçlü kadın rolü mü yapıyorsunuz yoksa gerçekten güçlü müsünüz?

Hiç rol yapmam özel hayatımda. Zaten rol yapmadığım için mutluyum. Devamlı oynayan kadınlar hiç mutlu değil. Evlerinde ağlıyorlar. Güçlüyüm ve öyle de gözüküyorum. Kendi içimde de öyleyim. 41 yıllık iş ve sanat hayatından dimdik çıkabiliyorsam evet, güçlüyüm. Bugüne kadar hiçbir psikologdan yardım almadım. Kendi kendimi iyileştirebiliyorum.

Sizi arkadaşlarınızın nasıl anmasını istersiniz?

Arkadaşlarımın beni nasıl andığı pek önemli değil. Ben çok fedakar bir dostum, sırdaşımdır. Zaten çok arkadaş da sevmem. Saysan benim için çok özel beş kişi vardır. Ama herkes arkadaşımdır, kırgınlığım yoktur kimseyle. Beni aşağıya çekecek, negatif etkisi olan hiç kimseyi hayatıma almam.

Enteresan bir hayatım var

Aşk ve Komedi’nin 500. temsilini yapacaksınız. Bu temsilin sizce alameti neydi?

Ben ilklerin kadınıyım. Hem dans ediyorum, hem hayatımı anlatıyorum, hem güldürüp ağlatıyorum… Bunun alameti ise benim çok doğal ve sahici bir kadın olmam. Diğer önemli olan ise birikimim. Komediyi iyi biliyorum. Kendine göre enteresan bir hayatım var. Seyirci evime gelmiş gibi sohbet ediyorum. Seyirciyi mutlu göndermek lazım, işin sırrı budur. Emeğimin karşılığını aldım, ayakta alkışlanıyorum.

23 Ekim günü oraya gelecek izleyiciyi nasıl bir gösteri ile karşılaşacak?

Pırıl pırıl bir sahne, o sahneye çıkan ışıl ışıl bir kadın görecek. Kostümlerimi her yıl Canan Yaka yapar ve bu yıl 2 kostüm yaptırdım. Bu oyunu dört yıl kapalı gişe oynadım. Erkekler dünyasında tek başıma dimdik duruyorum bir kadın olarak.

Aynaya baktığınız zaman nasıl bir kadın ile karşılaşıyorsunuz?

Ne istediğini, neyle mutlu ya da mutsuz olacağını bilen, kendi ile barışık, hafif bilgeliğe doğru yol almış, artık herkesi, her şeyi anlayabilen, hayatı çözmüş, hayatla iyi geçinen bir kadın görüyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here