MEHMET DEMİRKOL: BU TAKIMLAR LİGDE OLMAMALI

Demirkol’un değerlendirmeleri şu şekilde:

Necati Bilgiç’in vefatı

Necati abi müthiş bir gazetecilik enerjisine sahipti. Hala benim yaptığım bazı yorumlar için arayıp ya tebrik ederdi ya düzeltirdi. Çok iyi Fenerbahçeliydi.

"Zemini kötü olan takım ligde olmamalı"

O zeminde futbol oynanmaz. Futbol Federasyonu’nun temel şartlarından biri zemin olmalı. Bu tür sahalarda maç oynanmamalı. Lisans bile iptal edilmeli… Bunu yapamıyorsanız bu ligde olmaya hakkınız yok. Bu yolda Ferrari gitmez.

"Öyle hava topuna çıkılır mı?"

Fenerbahçe kendi işini zorlaştırdı. Tamam, ilk gol elle atılıyor ama Volkan’ın onu alması lazım. Hasan Ali’nin kırmızı kartta pozisyonunu ayarlayamaması ve Diego’nun yaptırdığı penaltı… Öyle çıkılır mı hava topuna? Ama bunun dışında Diego kötü değildi.

Pereira’nın değişiklikleri…

Souza’yı çıakrması doğru. Ancak sonra Diego’yu ve Alper’i çıkarması orta sahayı bırakması demek. O bölge sadece Mehmet Topal’a bırakılmaz. Bir buçuk pozisyon verdi, iki gol yedi. Sonra takım hırs yaptı, eksik kalmasına rağmen geri döndü ama işi zorlaştıran da kendisiydi.

"Takım düzeldi, biz eleştirmeyi bıraktık"

Fenerbahçe kötüydü, eleştirdik. Sonra düzeldi biz de eleştirmeyi bıraktık. Aziz Yıldırım toplantı yaptı, ‘Bu takım böyle oynar’ dedi ve birçok şey düzeltildi. Soru sormak, cevap bulmak, fikir yürütmek, eleştirmek… Bunlar kişisel değildir. Pereira’ya ‘kötü teknik direktör’ demedik. Zaten 14 haftada kimin kötü, kimin iyi olduğunu anlayamayız.

"Sahada hakem olmasa daha iyi olurdu"

Hakem çok kötüydü. Adildi ama çok kötüydü. İki tarafa da vahim hatalar yaptı. Hakem sahada olmasa kuralları iyi bilen bir iki oyuncu sahada anlaşırdı. Hakemin maça hiçbir katkısı yoktu. Yan hakem ‘Faul, faul’ diyor, orta hakem ‘Devam’ diyor. Hasan Ali’nin kırmızı kartında darbe varsa -ki var gibi gözüküyor- ‘Gökhan yetişir mi?’ diye tartışılıyor. Yetişebilir bence ama sorun bunun çok önemli olmaması… Kural, ‘Son adamsa, kırmızı kart’ diyor.

İstanbul uçağında hakeme tepki…

Fenerbahçelilerin itiraz edebilecekleri çok pozisyon var ama Anteplilerin de var. Maçı katletmesi de doğru hakemin ama dediğim gibi, bu iki tarafa da var.

Aziz Yıldırım’ın maç sonu açıklamaları

(Burası yangın yerine döner sözü için) Döndü zaten. Aziz Yıldırım’ın söylediklerinden ‘Fenerbahçe’ye bir dezavantaj oldu’ yorumu çıkmıyor. Bunlar üzerinden bir hesap çıkarılıyor. ‘Şu olsa, bu olsa 4-3 kazanırdık’ diye bir şey yok. Onlar olmasa oyun başka bir yere gider. Zaman kırılıyor, her şey değişir.

Demeç savaşları

Burada bir hatadan hahsediyorsak -ki bir hata da var- Fenerbahçe bunu önceden söylüyor. Uyarıyor. Federasyona maçtan önce Galatasaraylılar da sordu. Onlar da ‘Bir şey olmaz, oynayın’ dedi. Bu olmaz. Galatasraaylılar bunu bilmiyor mu? Biliyor. Ama ‘Ben lisansımı almışım’ diyor.

"Sert açıklama değil, direkt bel atı…"

Kizer, Fenerbahçe’ye de gitti, almadılar bu problemden dolayı. Galatasaray’ın açıklaması sert değil, direkt bel altı… Bu dil doğru değil… Her şey birbirine karışıyor. Alex de Souza da ‘Ben bunu demedim’ diye açıklama yapıyor. Sosyal medya çok önemlidir ama karışır işler. Bir dur, sabahı bekle… Hızlı reaksiyon göstermemek gerekir. Bütün işler 10 dakikada değişir.

Trabzonspor’da Muharrem Usta dönemi…

Kongre bir şûra gibi oldu. Kavgasız, gürültüsüz yeni bir yol çizildi. Sayın Hacıosmanoğlu da seçilemedi. Çok hata yapmıştı. Kendisi hiç olmadığı gibi bir insan görünümü verdi. Bunu da bilerek yaptı anladığım kadarıyla… Ama çok yanlış şeyler söyledi. Şike sürecinde kulübün arkasından gitmesini kastetmiyorum. O olacak.

En azından erkek gibi ağlayarak gitti. Çünkü erkekler de ağlar. Ağlaman gerekiyorsa ağlyacaksın. 

Fanatik