SİREN ERTAN'DAN 'YASAK ELMA' AÇIKLAMASI: "20 YIL OLDU HALA HABERİM" - Magazinn.com
Hoşgeldiniz, Bugün 20.08.2018 -
  • Facebook
  • Twitter
  • Youtube
En Sıcak Haberler

SİREN ERTAN'DAN 'YASAK ELMA' AÇIKLAMASI: "20 YIL OLDU HALA HABERİM"

SİREN ERTAN'DAN 'YASAK ELMA' AÇIKLAMASI:
Habere Puan Ver : (7/10)
24 Mayıs 2018, 15:24

'Yasak Elma' dizisinin bir bölümünde Siren Ertan'ın 200 yılındaki bir olayı akıllara gelmişti...

Başrollerini Şevval Sam, Talat Bulut ve Eda Ece’nin paylaştığı ‘Yasak Elma’ dizisinin son bölümünde yayınlanan bir sahne 2000 yılında sosyetede yaşanan bir olayı yeniden gündeme taşımıştı.
 
DİZİDE NE OLMUŞTU?
 
Şevval Sam’ın oynadığı ‘Ender’, eski eşi ‘Halit’ (Talat Bulut) ve genç karısı ‘Yıldız’ın (Eda Ece) cemiyetteki itibarını zedelemek istedi.
 
Hayali bir davet organize edip davetiye gönderdi. Sosyeteye girmeye çalışan ‘Yıldız’ bu oyuna geldi. Olmayan geceye gitti. Fotoğrafları çekildi. Günlerce dalga konusu oldu.
 
2000 yılında Siren Ertan ile o zamanki eşi Ercan Canmutlu’ya haritada var olmayan Tanganika’nın kralının taç giyme töreni için davetiye gönderilmişti. Siren Ertan da bu davete eşiyle katılıp yıllarca bu olayla konuşulmuştu.
 
Yeniden bu haberlerin gündem olması üzerine Siren Ertan, sosyal medya hesabından açıklama yaptı:
 
"Yıl 2000 galiba, yirmili yaşların sonlarındayım. Gencim, yeni evlenmişiz, çok popüleriz her yere davet ediliyoruz ve dolayısıyla gezmeye bayılıyoruz. Eski eşimin ofisine bir davetiye geliyor, davetiyeyi görmüyorum ama sekreteri telefonda okuyor her zamanki gibi; yer, dress code vs. Davet sahibi ... Kohen. O an eşimin çok sevdiği Kohen soyadlı iş arkadaşı tarafından gönderildiğini düşünüyoruz detaylara hiç takılmıyoruz, zaten sonra Şebo’nun doğum günü var, ilk davete bi uğrar oradan d.günü partisine gideriz diyoruz. 
 
Davetin olduğu otele vardığımızda girişte bir fotografçı bekliyor ve biz daha ne olduğunu anlamadan fotografımızı çekip yok oluyor. Davet olmadığını anlayınca çokkk gülüyoruz. Hatta doğum günü partisinde herkese anlatıyorum, en muzip arkadaşlarımıza, Can’a falan soruyorum sen mi yaptın diye. Çünkü bir arkadaşımızın şaka yaptığını, söyleyeceğini ve birlikte gülmeye devam edeceğimizi düşünüyoruz. 
 
Bu arada otele gelen başka popüler davetliler de var ama sonraki yıllarda olay tamamen bana mal ediliyor, nedense! Neyse bu kumpası organize edenin o zamanın Aktüel Dergisi olduğunu öğreniyoruz o hafta. İşte o zaman kaylar sular başımızdan dökülüyor, bu ne kötülük, biz bunu hak edecek ne yaptık diye. Utanmadan bunu sayfa sayfa haber yapıyorlar; biz böyle bir kumpas kurduk, bunları bunları davet ettik, nasıl alay konusu ettik ama diye. 
 
Amaç kendilerini tatmin etmek, aralarında geyik yapıp gülmek, üzerimizden haber yapıp tiraj ya da reyting kazanmak vs.. Bizim yaptığımız ne? Alnımızın teriyle kazandığımız parayla giyinip süslenmek, sevildiğimizden her yere davet edildiğimizi düşünerek, yeni evli olmanın, genç olmanın verdiği heyecanla ne olduğunu umursamadan arkadaşımızı mutlu edeceğiz diye bir davete uğramak. 
 
Ha bu arada o gün akşam doğum gününe geliyor musunuz diyen herkese böyle bir davete uğrayıp geleceğimizi söylediğimizde hiç kimse de Tanganika diye yeni bir ülke mi olur da demedi :) Kimler kimler bi bilseniz :) Belki de son yıllarda ülkeler parçalandığından ve google yeni olduğundan..Mozambik’i de ilk kez duysak ismi komik gelmez miydi :)
 
Aradan 20 yıl geçti, bakıyorum pek bir şey değişmemiş. Bugün bir dizinin reklamı için yine haberim :) 
 
Gurur duydum; 46.5 yaşında sakin sakin yaşayan, arkadaşlarını kırma pahasına çok az davete katılan, gündüz işinde akşam kocasıyla olan, evine çok düşkün, gündemde olmak için hayatında kimseye tek bir laf bile atmamış, dikkat çekmek için garip garip giyinmeyen biri olarak hala bayağı büyük bir haber değerim var ne mutlu bana :) 
 
Ha bu arada ben hiç dizi seyretmem, magazin okumam.Sabah ....... instagram’da beni tag’leyince başlığı gördüm ve sevgili patroniçelerine mesaj yazdım; Gül’cüm bir şeye kızmışım yazıyor postun başında ama yine olaydan bir haberim senin ne olduğuna dair bir fikrin var mı diye :) Hemen editörlerine sormuş. Posta gazetesi haberini yolladılar."
 
Anladım dedim; ya yine yeni evliyim mutluyum falan diye birileri kıskanmıştır ya da dizi ve dizinin oynadığı medya grubunun gazetesi dizinin reytingini arttırmaya çalışıyordur :) Zaten şimdi bakınca haber her yerde aynı başlık ve aynı kelimelerle, yani olay medyaya servis edilmiş :) 
 
Bir başka dizide de arkadaşım Defne dikkat çeken ismim Siren ile yazılmış bir senaryoda başarıyla oynamıyor mu? Hiç kızmadım, niye kızayım. Eğer bu adımı kullandığınız haber reklam gelirinizi arttıracak ve bir kaç kişinin bir kaç ay daha evine huzurla ekmek götürmesini sağlayacaksa kızmam ben. Ayrıca dedim ya onore oldum :)
 
Ben sadece diziden haberim bile yokken haberi daha da köpürtmek için “Bu dizi Siren Ertan’ı kızdırdı” manşetine takılıyorum. Bari bir zahmete girip bir arayıp sorsanız ne düşünüyorum diye. Neyse geçen yaz da Sabah gazetesiyle yaşamamış mıydık; başka bir sarışın kadın fotografını paylaşıp, olmadığım bir yerde, olmadığım bir olayın içinden rezillik manşeti ile benim adım kullanılarak haber yapılmasını.. 
 
Sonra ben bunları yazınca da düşman oluyor medya mensupları bana. İşte bir de bunu anlamıyorum. Siz değil miydiniz yalan yanlış gurur incitici haberlerinize kızdığımda, ağladığımda ya da dava açtığımda bana “Reklamın iyisi kötüsü olmaz Siren Hanım” diyen. 
 
Bakın ben de 200.000’i geçkin takipçime reklamınızı da yapıyorum, okumayan varsa da görsün daha ne istiyorsunuz :) Bol tirajlar, bol reytingler, hayırlı kazançlaaarrr :)
 
Kendi hayatlarına, eşinin dostunun çocuğunun arkadaşının yeğeninin hayatlarına bakmadan başkalarınkinde kusur arayan dalga geçen gazeteciler ya da okuyucular hayat uzun, durun bakalım sizin hayatlarınızda neler oluyor. Beni hatırlarsınız.
 
Ohhh iyi ki varsın Instagram. Sen yokken kendimi ifade edememekten hastalar oluyordum ben, şimdi iyiyim."




Bu haber 5290 defa okundu.
BU HABERE EKLENEN ETİKETLER

    Bu habere ilk yorumu siz yapın.